17 Mart 2013 Pazar

4 yaşındasın...

Canım kızım...

Daha dün gibi seni kucağıma ilk verişleri...

O anın üzerinden tam 4 yıl geçmiş...

Zamanın ne çabuk akıp geçtiğine inanamıyor insan...

O kara kuru bebek şimdi bir prensese dönüştü :))

O prensesle güzel bir gün geçirdik bugün...

Önce tiyatroya pardon "tirattoya" gittik. Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde Boncuk adında güzel bir çocuk tiyatrosuydu. Alara gerçekten çok eğlendi. Bu kadar beğeneceğini bilseydim valla da daha önce götürürdüm onu :)

Çıkışta boyamaları için bir sayfa verdiler ama kalabalıktan bunalınca evde boyamak üzere sayfamızı alıp markete boya almaya gittik. Boya haricinde birsürü şey alıp eve geri döndük :)

Sonra da biraz tebrikleri kabul ettik. Anneanne, teyze, babaanne...

Ardından da doğum günü pastamızı yaptık kızımla birlikte, en zor işi o yaptı her zamanki gibi. Pudingi tencereye boşalttı ve bisküvileri sütle ıslattı. Ve ortaya mükemmel bir piramit pasta çıktı...

İşte güzel günümüzden kareler,

Seni çok seviyorum, iyi ki doğmuşsun canımın içi...

 





 


10 Mart 2013 Pazar

Floryada Akvaryumdaydık

Merhaba,

Dün güzel bir Cumartesi günü geçirdik...

Önce İkea' da güzel bir kahvaltı yaptık ailece. Ardından geze geze Floryadaki İstanbul akvaryuma gittik.

Dişçi randevumu kaçırmamak için önce tesisi bulduk ve biraz oralarda dolandık ardından diş taşı temizliği için randevu almış olduğum yakındaki diş kliniğine gittik kısa süren işlemin ardından bu defa ieri girmek üzere akvaryuma geri döndük...

İçerisi gayet güzeldi gerçi ben de eşim de etrafı su dolu tüplerden geçeceğimizi falan hayal etmiştik hani sağında solunda köpekbalığı gezecek falan öyle şeyler yoktu ama genel anlamda çok güzel bir yerdi...

Hele ki rengarenk balıklar beni gerçekten çok etkiledi...

Alara da çok büyük keyif aldı bu geziden...

Eğer İstanbulda oturuyorsanız bu akvaryumu görmenizi tavsiye ederim :)))

İşte gezimizden birkaç kare...














Ama ve sadece

Merhaba,

Son zamanlarda Alaranın her 3 kelimesinden biri "Ama", diğeri de "Sadece"...

Bu kelimeleri neden çok kullanıyor bilmiyorum ama her cümlesinde mutlaka ya biri yada diğeri var :)))

Kelimeleri yanlış yerde mi kullanıyor derseniz hayır yerli yerinde kullanıyor. Fakat bu kadar sık kullanıldığında  biraz garip oluyor...

Büyüdüğünde hitap konusunda başarılı olacağına inandığım için okuduğunda gülümsemesi için bu anektodu paylaşmak istedim...

3 balığın ardından

Merhaba,

Geçen haftaki yazılarımda anlatmıştım kızımın hayvan sevgisine karşılık ona bir balık hediye etmiş ancak ilk balığımızı 1 haftada kaybetmiştik. Ardından eşimin aldığı çiklet balıklarını da birer gün ara ile ardı ardına kaybettik...

Daha fazla balığın vebalini almamak için balık beslemekten vazgeçmiştik ama Cuma günü Şerife teyzemizin bir tanıdığı Alara' ya küçük bir süs balığı vermiş...

Eve getirdik, şimdilik iyi umarım uzun süre bizimle kalır, en azından haftaya kızımın doğum gününe kadar :))))


Güle güle Çilek :(

Merhaba,

Evet evet yanlış hatırlamadınız balığımız çileğin eve gelişinin üzerinden daha bir hafta geçmeden çilek bizi terk etti :((

Aslında kabahatimiz de var bu terk edişte...

Haftasonunu fırsat bilip Çerkezköye kayınvalidemi ziyarete gittik. Çileğin suyu hafif bulanık görünüyordu ve suyundan 2 cezve alıp taze su ilave etmiştim. Fakat yem verirsek tamamını yer diye korkumuzdan yem vermeden gitmiştik ama maalesef balığımızı ölmüş bulduk :((

Eve gelir gelmez balığı kontrol ettik ama nafile balığımız çoktan ölmüştü :((

Alara tahmin ettiğimiz kadar çok tepki göstermedi ama ona o kadar çok "balığa fazla yem verirsen balığın ölür" demişiz ki "ama annecim ben çileğe yem vermedim ki balığım neden öldü" sorusunu yanıtlamak gerçekten çok zor oldu...

Neyse ki babamız imdadımıza yetişti ve Pazartesi akşamı 2 tane yavru çiklet balığı minkik akvaryumumuzdaki yerini almıştı...

Umarım bu balıkların ömrü daha uzun olur :)))





25 Şubat 2013 Pazartesi

2011 Yazından Bir Kare

Merhaba,

Tamamen tesadüfen, facebook' ta eşimin fotoğrafını beğenen bir arkadaşının profil fotoğrafını gördüm bugün...

Bu fotoğrafı daha önce hiç görmemiştim o nedenle biraz şaşırdım ama gördüğüme çok ta sevindim...

Eşimin Yanıkağıl köyünden arkadaşı Yalçın' ın oğlu Eren ile çekilmiş, 2011 yılı yazına ait bir resim...

Kızım o zaman daha 3 yaşında...

Bulmuş sarışın, mavi gözlü yakışıklıyı, kaçırmamış öpüvermiş :)))

Çok tatlısınız canımın içleri :)))

Hoşgeldin Çilek

Merhaba,

Kartepe macerası ile renklenen haftasonumuzu kızımın uzun süredir istediği balığı alarak noktaladık...

Onun hayvanlara olan ilgilisi pekçok kez yazmıştım zaten...

İleride inşallah bahçeli bir evimiz olursa belki hayvan besleme ihtimalimiz de olabilir ama içerisinde bulunduğumuz bu şartlar için tek uygun olan şey şimdilik minicik bir balık :)))

Çileği bizim eve yakın bir pet shoptan aldık. Küçücük bir japon balığı...

İsmi çilek ama kendi siyah benekleri olan kırmızı şirin bir balık...

Onu o küçücük alana hapsettiğim için vicdanım sızlamıyor değil elbet ama ne yapayım kızımı da kıramadım...

Balığımızı kayıp balık nemo' ya Alarayı da balıkları korkutan bir kız çocuğu vardı sanırım adı Matildaydı ona benzetiyorum :)))

Sürekli onu izliyor, hatta onunla konuşuyor, anlatıyor, kızıyor, söyleniyor, sanki evde yaşayan bir insan gibi muamele ediyor ona...

Çileği o kadar çok sevdi ki sabah uyanır uyanmaz göstermiş Şerife teyzesine, beraber beslemişler, oradan oraya taşımışlar garibimi, hatta bugün bir ara telefon çaldı deli gibi, baktım Şerife abla arıyor, hayır olsun inşallah diyerek açtım telefonu, fonda bizimkinin ağlaması geliyor, ne oldu diyorum, Şerife abla yarı ağlamaklı yarı gülmekli yaa Alarayı bize götürmek istiyorum ama tutturdu balığım da gelsin diye ne olur kız şuna artık da ağlamasın dedi, düşünün artık o radde yani :)))

Dedim ya aslında içim çok rahat diyemem, her an minik balığa bir şey olacak diye gerginim bu aralar ama onun hayvan sevgisi beni gerçekten çok mutlu ediyor, umarım uzun süre bizimle yaşarsın Çilek...

Ben de Matilda' da seni çok seviyoruz :)))

 
 
 
 

Kartepe macerası

Merhaba,

Havanın da azcık ısınması ile bu hafta sonumuz oldukça hareketli geçti...

Cumartesi kahvaltının akabinde acaba çıkıp biraz dolaşsak mı derken kendimizi Kartepe yolunda buluverdik...

Çocuklu anneler bilir, dışarı çıkma kararının akabinde çocuğun hazırlanması, lazım olacak yedek kıyafet ve bilimum gerekliliklerin hazırlanması, giyinme vs derken tüm bunları jet hızı ile yapsanız bile yarım saatten fazla zamanınızı alır...

Bizde de öyle oldu, yarım saatte çıktık ama gidilen yer daha önce hiç gitmediğim ve bilmediğim bir mekan olduğundan nedense sadece Alara' ya odaklanmışım. Kartepeye gittik ama ne bende ne de eşimde bere yada atkı vardı :))))

Neyse ilk elin günahı olmaz derler...

Günümüz çok güzel geçti...

Tahmin edildiği üzere ilk kez bu kadar çok karı bir arada gören kızım deliye döndü ve kendini bir oraya bir buraya attı diyebilirim...

Kayak takımlarımız falan yoktu o nedenle kaymadık ama telesiyejle Geyikalanına kadar çıktık. Telesiyej benim için de kızım için de bir ilkti ve çok güzeldi. Gerçi Alara hafiften tırstı ama yine de işi iyi idare etti :)))

İşte gittiğimiz çok karlı yerden, çok tatlı kareler :)))

 
 
 
 

Akşam Aktiviteleri-5

Herkese merhaba,

Birkaç gündür yazılacak anılar birikti yine...

Gelin sıra ile anlatayım size geçen hafta sonundan bu yana olanları...

Geçen hafta hastaydım o nedenle fazla randımanlı geçmedi haftamız ama Cuma biraz toparladım ve yine kes-yapıştır bir akşam aktivitemiz oldu...

Bu defa makasla şekillerin kenarlarının kesilmesi işi kızıma aitti. Bu nedenle 5 adet maketten sadece 2 tanesini sağ salim tamamlayabildik ama olsun kızım makas kullanmaktan o kadar büyük bir zevk alıyor ki onun bir kağıdı kesmesini izlemek sürükleyici bir film izlemekten çok daha güze oluyor :)))

İşte eserlerimiz, EDİ ve BÜDÜ...


15 Şubat 2013 Cuma

Yağmur Yağıyor

Merhabalar,

Bu akşam evde elinde şemsiyem şarkı söyleyen bir tipi tip vardı, bilin bakalım kimdi :)))

Büyüdüğünde bu kelimelere dilim nasıl dönmemiş diye şaşıracaksın belki ama acı gerçekleri senin için belgeledim kuzucuğum :))))

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...