31 Ocak 2013 Perşembe

Akşam Aktiviteleri-3

Merhaba,

Son dönemlerde uykusuzluk ve işteki yoğunluğumun etkisi ile biraz dalgınım...

Öyle ki uğruna neredeyse servisi kaçıracağım kızımın aktivite çıktılarını printerde bırakıp koşa koşa bildiğim serviste aradan 10 dakika geçtikten sonra aklıma geldi işte kalan çıktılar :)))

Hal böyle olunca dün akşamki aktivitemiz de güme gitti tabi...

O nedenle bu akşam için birden çok aktivite ile gittim eve...

İlk olarak fark bulma oyunları oynadık...

Sonra ayrı ayrı kestiğimiz ağız ve göz ifadelerini boş suratların üzerinde doğru olarak yerleştirdik...
(Kızgın, mutlu, üzgün....)

Son olarak ta ağaç ve yapraklar kesip bunları birleştirerek kendi dilek ağacımızı yaptık. Eğer ağacı bir kartona çıktı almış olsaydım yaprakları taşıyabilir ve ayakta durabilirdi belki ama ağacımız yapraklarını taşıyamayacak kadar güçsüz kaldı maalesef. Ama görüntü süper...

Tabi bir de kesilen yapraklardan arta kalan kırpıntılar var ki onun görüntüsü süper mi bilemedim :)))

 
 
 
 
 

29 Ocak 2013 Salı

Akşam Aktiviteleri-2

Tekrar merhaba,

Dün akşam başlayan akşam aktivitelerine bu akşam da son gaz devam ettik. Yine arkadaşım vesilesi ile haberdar olduğu ve aktivitelerin kaynağı olan bloğu incelemeye çok fazla fırsatım olmadı ama akşam için bol bol kesip biçme, eşleştirme ve yapıştırma dolu bir aktivite çıktısını alıp etkinlik için hazır gittim eve en azından :)

Yine minnoş elimdekileri görünce üzerime çullandı ve yemeğimi bile zor yedim...

Veeee büyük an...

Yine bir makas polemiği ama bu defa akıllı davrandım ve iş bölümü yaptık, ben şekilleri kesecektim o ise şekillerin eşlerini bulacaktı...

Şekilleri kesmek kolaydı ama eşleştirme işi çok daha zor bir iş olduğu için bu görevi ona vermiştim :)))))

Ayrıca yapıştırıcıyla da haşır neşir olmasına izin verdim bu akşam

Sonlara doğru biraz mızıklama belirtileri gösterse de genel olarak başarılı bir aktivite oldu. Ama bu defa eserlerimizi dolaba değil çöpe yolladık çünkü yapıştırıcılarının kuruması için koltuğa serilen kağıtlarımız Alaranın başka bir oyununun parçası olunca oyunun sonunda paramparça hale gelmişlerdi :)))

Neyse en azından görevlerini yerine getirip bize neşeli bir akşam yaşatmanın haklı gururu ile gittiler çöpe :))))

Bu arada Alaradan bir de akşamın bombası geldi. Kullandığı cümleyi aynen aktarıyorum: "Yapışkanları kurusun bunların koltuğa serelim, ellemeyelim gari"

Gari diyen dillerini yerim senin koca Aydınlı...

 
 
 
Bu da finalde çekilmiş ta ta ta ta pozumuz :)))
 
 
 
 


28 Ocak 2013 Pazartesi

Akşam Aktiviteleri-1

Merhaba,

Bugün işyerinden arkadaşım Gülcan çocuklar için aktivitelerin yer aldığı bir blok paylaştı benimle...

Ay sonu ve hafta başı yoğunluğu nedeni ile yeteri kadar inceleme fırsatım olmadı ama akşam çıkmadan önce apar topar siteye girip bu akşam için bir aktivite planladım...

İlk aktivitemiz kes-yapıştır şeklinde bir kardan adam oldu...

Eve geldiğimde yemeğimiz zor yedim. Hemen geçtik malzemelerin başına...

Makaslı kısmı ben yapayı dedim ama bunun için akla karayı seçtim...

Sürekli ben yapmalıyım diyen kızıma karşı koymak oldukça zor oldu. Neyse büyük bir parçayı biraz kesmesine izin verdim...

Ardından şekilleri birlikte düzenledik ve yine birlikte yapıştırdık...

İşte eserimiz...

Dolap üzerinde yerini aldı elbette :)))

Önümüzdeki günlerde bloğu inceleyip size de tanıtacağım. Üstelik aktivitelere de devam edeceğiz...

O halde bizi izlemeye devam edin :)))

 
 
 
 

Kokoşlar kraliçesi...

Merhaba,

Kız çocukları süsüne düşkün olur...

Daha önce defalarca kızımın benim makyaj malzemeleri yada kıyafetlerime olan ilgisine dair yazılar yazmıştım. Bugünkü anımız da yine süs-püs meselesi ile ilgili...

Geçen Cumartesi kızımla birlikte market alışverişindeydik...

Her ne kadar hiçbir oyuncak almamak için sözleşmiş olsak ta Alara oyuncak reyonunun yanından geçerken çığlık çığlığa süs seti şeklinde hazırlanmış bir oyuncak almamı istedi...

Almayacaktım ama oyuncağı görünce o kadar çok sevindi ve gözlerinin içi parladı ki hadi gel de alma...

Aldık ve eve gelene kadar bana teşekkür etti şirine...

Gelir gelmez de kartonu parçalayıp terlikleri geçiriverdi ayağına...

Bu küçük kız çocuklarının topuklu ayakkabı tutkusu genetik sanırım. Hatırlıyorum annemin 12-15 cm incecik topuklu ayakkabılarını giyer dururdum...

Eeeee kokoşun kızı kime benzeyecek tabiki kendine :))))

 
 
 
 
 

Abra kadabra...

Herkese merhaba,

Çocuklar her şeyi çok çabuk öğreniyor...

Acun' un yetenek sizsiniz programını izlediğimiz bir akşamdı...

Kızım çıkan sihirbazlardan etkilenmiş ve bana bir gösteri yapmaya karar vermiş...

Yaşına göre oldukça etkileyici bir gösteri idi...

Ben ve eşim gösteriyi izledikten sonra kızımı 2 evetle bir üst tura taşıdık, ardından da öpücükle ödüllendirdik...

Şimdi de 2. turda sizin oylarınıza sunuyoruz :))))

video

8 Ocak 2013 Salı

Annecim müskürebilir miyim :)))

Merhaba,

Daha önce defalarca kez Alara' nın kullandığı enteresan kelimelerle ilgili yazılar yazdım. Ama bu defa bu kelime inanın resmen beni benden aldı...

Daha önceki yazımda da belirttiğim üzere hafta sonu hasta olan kızımın burnu tıkalı olduğundan burun açma operasyonum vardı bolca. Burnuna FS sıkma çabalarımı şiddetle red eden kızım en son mırıl mırıl bir şeyler istedi benden, önce anlamadım ardından tekrar edince hem anladım hem de koptum :)))

Şirine benden mendil istiyormuş, "annecim mendil verir misin müskürebilir miyim?"

Ben bu kızı yerim yaaa :)))

Sen kara gidemiyorsan kar sana gelsin :))

Merhaba,

Dünden beri İstanbul kara teslim...

Her taraf bembeyaz bir örtü ile kaplandı...

İşten erken çıkmak ta eklenince kar daha keyifli oluyor diye düşünüyordum ki bugün rampa' da kalan arabalar nedeni ile evimize giden son 5 dakikalık yolu 15 dakika olarak yürümek zorunda kalıp ağzım burnum karla dolup ellerim ve burnum donunca bu fikrimden de vazgeçtim bir anda :)))

Aslına Alara karda oynamayı çok istiyor ama hem işten eve gelişimiz akşamı ve karanlığı bulduğundan bir de bu günlerde henüz hala birazcık hasta olması nedeni ile cesaret edemediğimizden kızımı bu zevkten mahrum bırakıyorduk.

Ama aklımı seveyim bu akşam işten çıkmadan önce bir kutu aldım derince, yürüdüğüm yol boyunca ellerimin donması pahasına kutumu atmadım ve site girişinden bir sürü kar toplayıp kuzucuğuma götürdüm...

Dışarıda kar topu oynamanın yerini tutmaz biliyorum ama en azından birazcık olsun hevesini almış oldu. Biz kara gidemedik ama kar bizim kuzunun ayağına geldi :)))


Kötü bir haftasonu...

Herkese merhaba,

Kabus gibi bir hafta sonuydu bir grup arkadaşım ve benimkisi...
Nedeni çok yakın bir arkadaşımızın oğlunun rahatsızlığı idi...
Uykusunda fenalaşan 3,5 yaşında bir çocuk, endişe dolu hastane arayışları, testler testler, uzman doktor için beklemeler, hastaneye yatış, ardından yoğun bakım derken hepimiz dağıldık...

Şükürler olsun ki dualarımız yerini buldu ki şuan kuzucuğumuz da perişan olmuş annemiz de çok iyi, henüz koyulmamış olan teşhisi bekliyoruz bu defa merakla...

Bu hafta sonu hepimiz birden anladık aslında insan hayatının ufacık bir olayla ne kadar çok değişebileceğini, yada hayatta sağlıktan öte bir şey olmadığını...


Aslına bakarsanız bu hafta sonu Alara' da hastaydı. Kusma ve hafiften ateş vardı ama ne yalan söyleyeyim arkadaşımın oğluna o kadar çok üzüldüm ki Alara' nın durumu beni her zamankinden çok daha az etkiledi :(((

Etkilenmedim derken tavuklu hasta çorbamızı yaptık hatta içine sebze de kattık vitamin olsun diye, sadece benden daha kötüsünü görünce halime şükür ettim bolca ah vah edeceğime :)))



Yeni Yıla Merhaba :))

Herkese merhaba,

Evde ve oldukça sakin bir biçimde geçirmeyi planladığımız yılbaşı gecemiz oldukça hareketli geçti...
31 Aralık Cuma günü işten saat 15:00' te çıktım. Şerife hanım Alara' yı evine götürmüştü. Dönüş yolunda kafamdan bir sürü plan geçiyordu, eve gelip önce arabayı almalı ardından hızlıca markete uğrayarak akşam yapmayı planladığım börek için patlıcan almalı ve ardından Alara' yı alıp eve dönmeliydim. Ama hiçbir şey planladığım gibi olmadı...

Eve geldiğimde evin ve arabanın anahtarının evde kaldığını fark ettim. Beklediğim minibüs bir türlü gelmeyince yürüye yürüye gittim Şerife ablalara. Ardından Alarayı aldım ve koyulduk yollara. İlk birkaç dakika minibüs bekledik ama nafile, soğuk havada hareketsiz kalmaktansa yürümeyi tercih ettim. Tahmin edebileceğiniz benim gidişim, Alarayı alış ve eve gelişimiz toplam 1 saatten fazla sürdü...

Eve geldiğimde evde hiç yemek olmadığını görüp 2. şoku yaşadım. Hemen koyuldum sofrayı hazırlamaya...

Neyse ki saat 19:30 civarı güzel bir sofra hazırlamayı başardım ama çizgifilm izlemek uğruna beni eken kızım ve horul horul uyuyan ve bir türlü uyandıramadığım kocamın da bana eşlik etmemesi sonucu o güzel sofrada tek başıma yedim yılbaşı yemeğimi .....

Neyse yenen yemeğin ardından tam koltuklara kurulmuştuk ki Çerkezköyden gelen bir telefon maceranın fitilini ateşleyiverdi. Gecenin dokuzunda yapılan gelirsiniz, gelemezsiniz muhabbeti nasıl mı sonlandı, saat 21:15' te arabada, saat 22:30' da Çerkezköydeydik :)))

Ev oldukça kalabalıktı ve çok ta eğlenceliydi. Yemek yemiş olduğumuzu söylememize rağmen sadece bizim için hazırlanmış ev yapımı pizza bile vardı gerisini siz tahmin edin artık :))) Gece saat 03:00 civarında zorla uyuduk...

Sabah ta oldukça keyifli bir kahvaltı ve sohbet bizi bekliyordu...

Anlayacağınız hepimiz yeni yıla çok güzel girdik...

Kızım mı o tüm gözlerin ve ilginin odağında olmaktan elbette ki çok ama çok mutluydu :)))

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...