Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2009 Pazartesi

Hastane günleri...


























Kendimi hiç yorgun hissetmiyorum...

Ağrı yok, sızı yok...

Sadece mutluluk hissediyorum...

Sürekli telefonlar çalıyor...

Şakır gibi konuşuyorum...

Herkes çok şaşırıyor...

Doğum yapmamışsın gibisin diyorlar...

Gülüyorum...


Ara ara kızımla buluşuyoruz...

İnanılmaz bir azimle emmeye çalışıyor...

O kadar tatlı ki...

Odada bizim yanımızda beşiğinde yatıyor...

Sürekli anneme bana kızımı anlatmalarını istiyorum...

Gamzesi var diyorlar...

Çooook seviniyorum...

Gülüyorum gamzelerimi çıkarta çıkarta...

Çooook seviniyorum...

Devrim baba olmanın bense anne olmanın sarhoşluğu içindeyiz...

Zaman geçiyor...

Kızım 5 saatlik oldu, kızım 6 saatlik oldu deyip duruyoruz Devrimle...


Saatleri sayıyoruz...

Kızımız büyüsün istiyoruz...


Ardından hemşireler geliyor. Yürümem gerekiyormuş. Önce pansuman sonra ayağa kalkıyoruz. Hiç yürüyemeyecekmişim gibi hissediyorum...

Ayağa kalkınca sanki tüm organlarım yer değiştiriyor...

Odada kısa bir tur anca atabiliyorum...

Tansiyonum düşüyor devam edemiyorum...

Doğum yaptığımı tamda o an anlıyorum...

Hatırlıyorum...

Acı beni kendime getiriyor...

Durumu idrak ediyorum...


İdrak edince Devrime bakıyorum...

İçim sevinçle doluyor...

Mutluluktan ağlıyorum...


Akşamüstü şirketten arkadaşlarım geliyor...

Eşimin kuzeni Duygu geliyor...

Eşimin şirketinden İbrahim Bey geliyor...


Herkes kızımı çok beğeniyor...


Gece olunca Devrim eve gidiyor.

Annem ve kayınvalidem refakatçı...

O kadar evhamlılar ki moralim bozuluyor...

Tek tesellim minik kızım...


Hemşire hanım 3 saatte bir gelip emzirip emzirmediğimi kontrol ediyor...

Uyandırmaya kıyamadığım kızımı zorla ağlatıp uyandırıyor.

İçim gidiyor ama kızamıyorum...

Öyle azimle emmeye çalışıyor ki onunla gurur duyuyorum...


2. gün daha güzel geçiyor.

Anneliğe alışıyorum.

Devrim geliyor

Sınav için kayıt işlemleri ile uğraşırken Metin Bey ve lojistik müdürleri geliyor...

Arkasından Ayşim ablası sonunda kızımla tanışıyor...

Dün ızdırap içinde yürüyemezken bugün kolidorda tur atıyorum.

Heyecan içinde ağlayarak doğuma giden bir anneyi teselli ediyorum. Elini tutup yavruna kavuşacaksın az sonra ne mutlu sana hiç korkma diyorum...


Saatler geçiyor...

Kızımla ara ara buluşuyoruz...

Eve gitmek için sabırsızlanıyorum...


Devrim gece eve gidiyor.

Annem ve kayınvalidem refakatteler yine..

Yarın hastaneden çıkacağız.


Aynı zamanda babam anneannem ve dedem de Aydından geleceği için çok heyecanlıyım...


Sabah oluyor.

Önce Erkan Bey kızımı muayene ediyor...

Sonra Sema Hanım beni muayene ediyor.

Yüzünde her zamanki sevimli ifade ile beni öperek uğurluyor...

Sonunda hastaneden çıkıyoruz...


Kızımla eve dönüyoruz.

Merhaba yeni hayatım...

Doğum ve tanışma...

Sabah saat 06:00 da saatim çalmadan kendiliğimden uyanmıştım. Deliksiz uyumanın sayesinde inanılmaz dinçtim. Elimi yüzümü yıkarken oturma odasından gelen seslerle şaşırdım. Birde ne göreyim annem ve kayınvalidem daha henüz sabah bile olmadan uyanmış ve benim için dua etmeye koyulmuşlar...
Onların heyecanı yavaş yavaş bana bulaşıyor elim ayağım dolaşmaya başlıyordu...
Herşeyi son kez kontrol ettik...
Önce annem, sonra kayınvalidem, en son ben...
Devrim aramızda sakinliğini koruyan tek kişiydi (Her zamanki gibi)
Bense birtürlü evden çıkamıyordum neden mi tek tek tüm odaları dolaştım ve evimizin sessiz odalarına son kez baktım... 2 gün sonra bu odalar kızımın çığlıkları ile çınlayacaktı...
Herşeyin tam olduğuna kanaat getirip yola çıkacaktık ki telefonumun evde kaldığını zannedip Devrimi eve yolladım. Devrim telefonu bulmak için telefonumu çaldığınca ise çantamdan gelen telefon sesiyle kendime geldim :))
Hastaneye yaklaştıkça artan heyecanım serviste Sema Hanımı görünce maksimuma çıkmıştı...
Saat 07:30 du ve hastaneye yatışım gerçekleşti.
309 numara...
Hayatım boyunca bu oda numarasını hiç unutmayacağım sanırım...
Operasyon için kıyafetlerimi giydim. Tüm hazırlıklar tamamlandı...
Ve....
İşte gidiyorum...
Kolidorda gözüm saate takıldı...
Saat 07:51...
Gidiyorum ve kızımla geri döneceğim...

Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum...
Ameliyattan sonra narkozun etkisi geçene kadar ayılma odasında bekliyormuş hastalar
Bende beklemişim...
Ne kadar bekledim bilmiyorum....
İşte kendine geldi dediklerini hatırlıyorum...
Geçmiş olsun diyorlar sadece kafamı sallıyorum...
Asansörü hatırlıyorum ama gerisi kopuk...
Asansörde kızım ya sakatsa diye düşündüğümü hatırlıyorum...
Niye öyle düşündüm hatırlamıyorum...
Odaya girişim, giyinişim, yatağa yatışım kayıp...
Ne kadar süre geçti bilmiyorum...
Gözümü açtığımda odadaydım...
Devrim, annem ve kayınvalidem yanımda...
Kızımı soruyorum.
Gördünüz mü, güzel mi, sağlıklı mı diyorum...
Nerede diyorum...
Şimdi getirirler diyor annem...
Sabırsızlıkla bekliyorum...
Ne acı hissediyorum ne de ağrı sadece merak ve heyecan var...
Veeee kapı açılıyor...
Azra hemşirenin kollarında minik kızım geliyor...
Doğum kilosu 3.680 boyu 49 ama bana minicik geliyor kızım...
Minicik ama o kadar güzel ki...
Hayatımda gördüğüm en güzel bebek sanırım :)))
Yatakta hafifçe doğruluyorum...
Elimin üzerindeki turnike canımı acıtıyor. Karnımda kum torbası varmış. Ağırlığını hissediyorum...
Hadi annesi kızını beslemeye hazır mısın diyor hemşire...
Hazırım diyorum ve kızımı kucağıma alıyorum...
Ağlamak geliyor içimden...
Ama ağlamıyorum...
Kızımı doğru tutmam için yardım ediyorlar...
Sonunda becerebiliyorum...
Kızım kollarımda gözlerimi kapatıyorum...
Hamilelik maceram bitiyor ve hayatımın sonuna kadar sürecek olan yeni bir mareceya başlıyorum...
Kızım kollarımda gözlerimi kapatıyorum...

Doğum öncesi son gece...

Son doktor muayenesinden eve heyecan içinde gelmiştim...
Sanırım telefon rehberimin yarısını arayarak kızımın gelişini müjdelemiştim...
İnanılmaz bir duyguydu...

Annem ve kayınvalidem ise benden bile daha heyecanlıydılar...
Sürekli yarın için gerekli olanları kontrol edip duruyorlardı
Onlar heyecanlandıkça ben ve dolayısı ise kızım da heyecanlanıyordu...

Sabah saat 07:30 da hastanede olacaktık.
Buda saat 07:00 de evden çıkmamız gerektiği anlamına geliyordu...

Biran önce uyumam gerekiyordu...
Uyumam ve beni bekleyen yorucu maratona hazır olmam gerekiyordu...

Hiç uyuyamayacağımı zannetmiştim ama tersine sabaha kadar deliksiz uyumuştum...
Sonraki günlerde yaşayacağım uykusuz gecelere inat mışıl mışıl uyumuştum...

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...