Kızımın ilkleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kızımın ilkleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2011 Pazar

İlk defa hayvanat bahçesinde...

Bugün yine kızım için çok önemli bir gün oldu... Çünkü ilk defa hayvanat bahçesine gittik... Darıca Hayvanat Bahçesine... Sabah kalk sallana ballana kahvaltı yap vs derken erkenden çıkamadık malesef. Aslında erken gidip öğlen sıcağına kalmasak iyi olacakmış ama neyse tecrübe edinmiş olduk :)) Alara hayvanat bahçesinde tam da beklediğimiz tepkileri verdi aslında... Her kafesin önünde uzunca süre durmak ve hayvanları doyasıya incelemek istedi. Yine beklediğimiz üzere hiçbir hayvandan korkmadı. Yanlız bu isteği yüzünden kafesten kafese geçme kısmında bizi biraz zorladı. Çünkü uzunca bakmak istedi hayvanlardan onu kopartmak kolay olmadı tahmin edeceğiniz üzere... Her kafes değişikliğinde aaa bak bu hayvan daha güzel, aaaa bak ne var burda şeklinde çığlık çığlığaydık... Ama yine de güzel bir tecrübeydi... Bu tecrübeden ise şu dersleri çıkarttık: 1- Kesinlikle sabah erken gidilmeli zira öğlen sıcağında hem sizin beyniniz sulanıyor, hem de hayvanlar kuytu köşelere çekilmek istediklerinden bazı hayvanlar ya uyuyor yada sizinle ilgilenmeyi tercih etmiyor 2- Yok öğlen saatlerine sarkacaksa yanınızda mutlaka şapka getirmiş olun ki beyin haşlaması olmayın :) 3- Bence Alara için çok güzel bir gündü. İsmini yeni öğrendiği, sadece televizyonlardan gördüğü hayvanlarla tanışması gerçekten müthişti fakat bence biz bu ziyareti Alara biraz daha büyüyünce 4-5 yaşında yeniden yapmalıyız ki daha bilinçli olarak gezebilsin ve bu güzel mekanı hafızasında bir yere yazabilsin... İşte günün ilk yarısı böyle geçti... İkinci yarısı ise tamamen spontan gelişti açıkçası... Hayvanat bahçesinde işimiz erken bitince eve dönmektense değişik biryerlere gidelim dedik. Bereye gitsek ne etsek derken kendimizi Ağva yolunda buluverdik. Ben Ağvayı Bir İstanbul Masalı dizisinden biliyorum sadece. Daha önce hiç gitmemiştim. O yüzden bu güzel gezi benim için son derece keyifli oldu. Alara' nın gidiş yolunda uyuması da güzel bir yolculuk geçirmemiz açısından iyi oldu. Sahil kenarında gezdik. Birlikte yemek yedik, çay içtik sohbet ettik... Bu güzel anları da cukkaya attıktan sonra dönüş yoluna geçtik. Her ne kadar dönüş yolu bir miktar kalabalık olsa da geçirdiğimiz güzel günün hatırına gıkımızı çıkartmadık...

23 Haziran 2011 Perşembe

İlk gerçek lunapark eğlencemiz...

Bugün işten döndüğümde kızım babasıyla beraber otobüs durağında bekliyordu... Meğer bizimki durmamış otobüs diye tutturmuş garibim Devrim de napsın çıkarmış kızı durağa arabaları saymışlar :))) Birlikte eve gittik kavga kıyamet... Sen misin eve götüren yarım saatte zor susturduk, hal böyle olunca yemeği hızlıca yiyip dışarı çıkmak farz oldu... Napcaz attık kendimizi Viaporta... Birkaç alışveriş turundan sonra, Alara' yı tırtıla bindirdim. 1. tur ardından 2. tur derken ağlaya ağlaya indirdim küçük hanımı, tribin biri bin para... En son kıyamadık ve lunaparka gittik hep beraber. Bu kızımın ilk gerçek lunapark deneyimi oldu. Daha önce alışveriş merkezlerinin bir köşesinde oluşturulmuş çakma parklarda eğlendiğimiz oldu ama ilk defa gerçek bir lunaparkın tadını çıkarttık hep birlikte... Önce hoplama parkurunda 20 dakika gönlünce hopladı, sonra dişine uygun tüm oyuncakları sırayla gezdik, baba kız çarpışan otolara bile bindiler, tüm oyuncaklarda son derece eğlendi ve kahkahalar havada uçuştu, sadece son bindiği tranbolinli zıplama aparatında uykusunun da gelmiş olmasının verdiği hassasiyet nedeni ile korktu o kadar :)))) Güzel kızım, tüm günlerinin bu günkü gibi neşe içerisinde geçmesini can-ı gönülden diliyorum...

21 Haziran 2011 Salı

İyiyim paradoksu...



Son zamanlarda kızımla aramızda geçen diyaloğu aynen aktarıyorum...

Melda: Annecim nasılsın?
Alara: İyiyim
Melda: Annecim hadi sen de bana sor
Alara: ???
Melda: Annecim ben ne söylersem aynısını söyler misin?
Alara: Mamam
Melda: Seeeen
Alara: Seeeen
Melda: Nasılsın?
Alara: İyiyim
Melda: Annecim öyle değil sen de nasılsın de
Alara: İyiyim
Melda: Annecim nasılsın diyeceksin
Alara: İyiyim
Melda: Annecim nasılsın deyince hemen iyiyim deme sen de bana sor nasılsın diye Alara: İyiyim
Melda: Pes :))))

Günlerce aynı diyaloğu yaşadıktan sonra sadece bir kere de olsa sasısın demetebildim ya o bana yeter :))))

Yıllar sonra okuyup eğleneceksin canım kızım belki ama insan bu kadar da zorlanmaz ki :)))

19 Haziran 2011 Pazar

Cumalıkızık-Mudanya-Trilye gezisi



Yine aylar sonra bir ilk benim için...
Kızım babasıyla babaannesine ziyarete gitti, bense iş arkadaşlarımla Cumalıkızık-Mudanya-Trilye gezisine...

Kendi kendine kaldığım ve dinlenmeyi hedeflediğim haftasonum henüz Dewrimleri köye uğurlar uğurlamaz yazlık kışlık ayrımı yapmaya başlayarak şenlendi...

Gece geç vakte kadar süren düzenleme ardında ertesi gün ütülenmesi icap eden 20 kadar yıkanmış gömlek ve biz de enkaz bıraktı :))))

Ama dinlenmek haram ya Cumartesi sabah erkenden kavitasyonla başladık mesaiye. Malum randevu bulmak zor ya ne saat uygun derlerse atlıyorum malesef öyle uyuyayım daha geç geleyim falan yok :(

Arkasından biraz alışeriş yapıp döndüm ütülerimin başına, saatler kemale erdikçe ben de de yorgunluk belirginleşti. Ama iş biter mi? Mimkin değil :)))

Gezi için sigara böreği sarmak da günün son işi oldu. Her ne kadar sabahın köründe kalkılıp kızartılan börekler beyzbol sopası sertliğinde olduğundan geziye götürülemese de nihayetinde epeyce zamanımı aldılar malesef...

Bu kadar hikayeden sonra gelelim gezi maceralarıma...

Tabiri caizse eşşek kadar sucuklu tostla başlayan gezimiz, sağolsun çeşit çeşit ikramlarla gelen arkadaşların yaptıklarını canımız istediğinden yada aç gözlülüğümüzden değil sadece zebil olmasınlar diye muhtelif saatlerde yiyerek geçti...

Otobüsün en kalabalık ve renkli grubu olarak son derece güzel bir gün geçirdik...

Cumalıkızıkta dar ve taştan sokak aralarında tur attık, dilek çeşmesinden su içtik, güllü kahvede (köy kahvesi) kahvelerimizi yudumladık, Mudanyada ne müzakerelere ev sahipliği yapan köşke girdik, Trilyede yarım saatlik gezi sonrası tepedeki çay bahçesinde b,ralarımızı höpürdettik, dönüşte ben kendime Bursaya gitti ama iskender yemedi dedirtmem nidaları ile iskenderimi de yedim ve sen sağ ben selamet gezimiz sona erdi...

Feribotta arkadaşları ektik biraz ama iyiki de ekmişim kızımı uyuyor olsa bile koklama şansım oldu...

İlk defa bir haftasonumuz ayrı geçti kuzumla...

Ne çok özlemişim görünce içimin eridiğini hissettim...

Kuzum da beni özlemiş, gözleri kapalı da olsa koklaya koklaya öptü beni. Ben de kuzumu kokladım tabi...

Annesi ve kuzusu kavuştular ve bir hikaye daha mutlu sonla bitti...

18 Mayıs 2011 Çarşamba

CM101MMXI

Tarih: 11 Mayıs 2011 Çarşamba
Yer TİM Maslak

Uzun süredir kendimiz için bir aktivite yapmamıştık. Yıllar sonra ilk kez baş başa eğlenceli bir akşam geçirdik. Gülmenin dibine vurduk...

Her ne kadar iş çıkışı (saat: 18:00' de) yollara düşüp keşmekeş İstanbul trafiği nedeni ile planladığımız gibi mükellef bir akşam yemeği yiyememiş olsak ta oldukça eğlenceli bir gündü.

Yine ilk defa (babamızın hastanede yattığı 2 geceyi saymıyorum çünkü o zorunluluk hali idi) yaptığımız programın çok geç sonlanacak olması nedeni ile kızım Şerife teyzesinde kaldı.

Her 3 taraf ta bu durumdan oldukça memnun kaldı.

Kızım: Mesude ablası, Fikret amcası ile eğlenceli ve oyunlarla dolu bir gece geçirdi
Biz: Üzerimizdeki stresi bir kenara bırakıp güzelce güldük
Şerife Hanım ve ailesi: Evlerine gelen minik bilmişle doyasıya hasret giderdiler

Eeee o zaman tek kelime ile süper olmuş bence, olmamış mı :)))



12 Mayıs 2011 Perşembe

CM101MMXII

Tarih: 11 Mayıs 2011 Çarşamba
Yer TİM Maslak

Uzun süredir kendimiz için bir aktivite yapmamıştık. Yıllar sonra ilk kez baş başa eğlenceli bir akşam geçirdik. Gülmenin dibine vurduk...

Her ne kadar iş çıkışı (saat: 18:00' de) yollara düşüp keşmekeş İstanbul trafiği nedeni ile planladığımız gibi mükellef bir akşam yemeği yiyememiş olsak ta oldukça eğlenceli bir gündü.

Yine ilk defa (babamızın hastanede yattığı 2 geceyi saymıyorum çünkü o zorunluluk hali idi) yaptığımız programın çok geç sonlanacak olması nedeni ile kızım Şerife teyzesinde kaldı.

Her 3 taraf ta bu durumdan oldukça memnun kaldı.

Kızım: Mesude ablası, Fikret amcası ile eğlenceli ve oyunlarla dolu bir gece geçirdi
Biz: Üzerimizdeki stresi bir kenara bırakıp güzelce güldük
Şerife Hanım ve ailesi: Evlerine gelen minik bilmişle doyasıya hasret giderdiler

Eeee o zaman tek kelime ile süper olmuş bence, olmamış mı :)))



26 Nisan 2011 Salı

Duvar boyama sanatı :)))







Geçen gün işten eve döndüğümde karşılaştığım manzara bu idi...



Bu kız ressam mı olacak ne :))



Allahtan boyalar ıslak mendille silindi. Yarım saat uğraştık Alara ile birlikte ama hepsini çıkarttık. Canım kızım bu ilk duvar boyama çalışmanı sildiğim için lütfen bana kızma. Daha güzel resimler çizmeye başladığında sana söz odanın duvarlarına birlikte resimler çizeceğiz :)))))

17 Mart 2011 Perşembe

Alara 2 yaşında...

Geçen yıl kalabalık bir grupla güzel bir doğumgünü partisi düzenlemiştik. Bu yıl ise anne baba ve doğumgünü çocuğundan oluşan mini bir kutlama yaptık sadece...

Kreşe ve okula gitmeye başladığında birsürü arkadaşını çağıracağı büyük partiler düzenleyenleriz inşallah...

Daha nice seneler olsun canım kızım...
Sağlık, mutluluk, huzur, başarı, kariyer, para ne istersen tüm güzellikler seninle olsun...
Upuzun bir ömrün olsun...
Öpüyorum seni güzel kızım :)))

Click to play this Smilebox photo album
Create your own photo album - Powered by Smilebox
A photo album by Smilebox

29 Ocak 2011 Cumartesi

Çoraplarım

Kızlar büyüdükçe annelerinin eşyalarına özenir derlerdi...

Biz biraz erken başladık sanırım bu özenme olayına...

Öyle süslü püslü albenili olmamasına rağmen her akşam çoraplarımı çıkartıp kendi giyer oldu...

Bende madem her akşam çorapsız kalıyorum, bu akşam ona süpriz yapayım ve en cici çoraplarımı giyeyim ki aldığına değsin dedim :)))

Her zamankinden daha da hevesli aldı bu çorapları :)))

Hevesle aldı ve çığlık çığlığa giydi...

Tamam itiraf ediyorum ona benden daha çok yakıştı...

20 Ocak 2011 Perşembe

Kakaaaa

Bizim prensesin süper bir bombası oldu bugün...

Belki yıllar sonra bu yazıyı okuduğundan anne neden yazdın bunu diyebilirsin ama bu anı hiç unutulmasın istedim :)))



Dewrimle salondayız. İçeriden birden bir ağlama sesi gelmeye başladı. Genelde bu tür durumlarda önce bir ses gelir (devrilme, düşme veya çarpma sesi) sonradan ağlama sesi gelirdi halbuki bu defa önce sessizlik ardından ağlama sesi olunca meraklandık. Dewrim koşup baktı ki ne görsün...



Bizimki koltuğun kenarına tünemiş, bir güzel kakasını yağmış, ardından yaptığının bizim kızacağımız birşey olduğunu düşünüp ağlamaya başlamış...


Gülermisin, ağlarmısın :))))

11 Ekim 2010 Pazartesi

İlk Paint Resimlerimiz :)))





Bilgisayara merakımız artık tescilli. Bilmeyen kalmamıştır herhalde :)))

Bu akşam kızımla birlikte ilk paint resmimizi yaptık. Tamam kabul ediyorum ben yardım ettim ama ne kadar eğlendik bir bilseniz...

Bilgisayarda yaptıklarını babasına gösterip durdu baaaaaak baaaaaak aaaaaaaa diye...

Canım kızım benim, bu ilk resmini gördüğünde tıpkı benim şuan yüzümdeki tebessüm gibi senin de yüzünde tatlı bir tebessüm oluşmasını dileyerek yazıyorum bu yazımı...

Seni çok ama çoooook seviyorum :))))

14 Eylül 2010 Salı

Mini Lunapark maceramız






Aslında Via-port' ta Türkiye' nin en büyük lunaparkı yanıbaşımızda fakat henüz küçük olduğunu düşündüğüm için parka hiç girmedik Alara ile birlikte fakat 30 Ağustos Zafer Bayramı' nda bir AVM' nin içerisinde yer alan mini lunaparkın içinden almak mümkün olmadı kızımı, baktım oyuncaklar da küçük ve güvenli ilk park deneyimimiz olsun dedim ve neredeyse hepsine bindirdim...

Yüzündeki heyecan ve mutluluğun değerine paha biçilemeyeceği kesin...

Allahtan fotograf makinam yanımdaydı da birkaç kareyi ölümsüzleştirebildim...

Üzerinden 2 hafta kadar geçti ama olsun geçte olsa paylaşmak istedim

31 Ağustos 2010 Salı

Hebe lübe lübe...



İşte karşınızda laf ebesi...

Kızım büyüdü, artık bizimle birlikte masada otorup yemek yemek, bizimle konuşmak ve iletişim içinde olmak istiyor...

Kısa ve net emirleri yerine getirebiliyor. (At, al, ver, gel,ısır gibi) Fakat tabi bu kelimelerden ısır komutunu dikkatli vermek gerekiyor zira kelimeyi duyar duymaz ısıracak dişine göre bir yer aramaya koyuluyor :)))))

Bir de hebe lübe lübe sürekli konuşuyor ve bize birşeyler söylemeye çalışıyor...

Telefon en büyük merakı. Laptoptan sonra 2. teknoloji merakı telefonlarımız oldu...
Her gün kızımla telefon görüşmelerimiz oluyor. Bana neler anlatıyor neler...

İşte size bir örnek...

22 Ağustos 2010 Pazar

Her eve lazım






Kuzucuk kakasını söylemeye başlayınca bizde gaza geldik sanırım hemen gittik lazımlık aldık...

Her eve lazım (mış) bizde aldık bakalım hayırlısı...

Kısa süre içinde kullanmaya başlamak ve yine kısa bir süre içinde kullanmayı bırakmayı veeeee tuvalet eğitimi için internette site site dolaşıp en doğru zamanı bulmayı veeeee bu yeni dönemi kolaylıkla atlatmayı diliyorum :)))

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Kakkaaaa....

Yine bir ilk...

Kızım sonunda kakkaaaa diyor...

Şimdilik önce yapıyor sonra haber veriyor ama olsun bence önemli bir gelişme...

29 Temmuz 2010 Perşembe

Yeniden...




Tatil dönüşü yine tam gaz hayat devam ediyor...

Fakat bu defa benim için önemli değişiklikler var...

Bilim İlaç ile tatil öncesi ayırdığım yolum dönüşte 19 Temmuz 2010 da Mustafa Nevzat İlaç hammadde tesisi ile birleşti...

İlk izlenimlerim çok olumlu.

Burası benim için fırtına sonrası sakin bir liman olacak...

En azından umuyorum.....

Yeni işimin ilk haftasında üzücü bir olay da yaşadık malesef. Alara' ya site sakinlerinden birinin beslediği devasa boyutlardaki bir köpek saldırdı. Yok yok hemen telaş yapmasın kimse çok şükür Alara Şerife ablanın kucağındaymış ve sağolsun bir cengaver gibi köpeğin üzerine çullanarak kızımın ayağını köpeğin ağzından almış...

Olayı satırlara dökmeden yüreğimdeki öfkenin geçmesini bekledim...

Öfkeliyim çünkü toplum içinde yaşamanın kurallarına inatla uymuyor bazı insanlar...

Ya bu kadar şanslı olmasaydık ve köpek kızıma zarar vermeyi başarabilseydi...

Bunun karşılığı olabilir mi herhangi bir özür...

Şerife ablanın yaşadığı korkunun bir bedeli olabilir mi...

Yada işten eve döndüğümde onları ağlarken gördüğümde ve haberi ilk aldığımda içimin acısını kelimeler ifade edebilir mi....

Neyse ki kimse zarar görmedi, Allahıma binlerce kez şükürler olsun....

En çok sevindiğim olaysa henüz çok küçük olması nedeni ile olaydan manevi bir yara da almamış olması. Nereden mi biliyorum, aynı akşam TV deki köperler filmine bakarken gözlerinin içi parlıyordu meleğimin, dışarıda gördüğü tüm kedi ve köpeklere sevinç çığlıkları içinde yaklaşıyor hala :)))))

Son olarak güzel bir haber vererek yazımı noktalamak istiyorum...

Kızımın henüz 8 tane olan dişlerine aynı anda çıkmaya başlayan 5 dişi birden daha katılarak diş sayımız birden 13' e çıktı...

Tüm yaz tatili boyunca geceleri uyanmalarımızın tek nedeni sıcaklar değilmiş...

Dişler tek tek kendini gösterince anlayabildik kızımın derdini :))))

15 Temmuz 2010 Perşembe

Dandinisiz uykular...

Bugün yine bir ilk gerçekleşti...
Aylarca "Dandini Dandini Dastana" melodileri ile sallaya sallaya uyuttuğum kara kızım hastalığının ve içtiği Carpol'ün de etkisiyle oturma odamızda kanepenin üzerinde kendiliğinden dalıverdi gece uykusuna...
Hemde saat henüz 21:00 iken...

Umarım bir istisna değildir ve bu melodiyi tarihe gömeriz...

20 Haziran 2010 Pazar

Hareketli günler, bereketli günler...



Yine anlatacak çok şey var...
O halde vakit kaybetmeden anlatmaya koyulayım :)))

Şerife ablanın oğlunun mezuniyet töreni için Ankara' ya gitmiş olması sebebiyle uzun bir süre sonra ilk defa bir Cuma gününü kızımla birlikte geçirdik.

Sabahtan saat 10:40' a kadar dışarıda olmam gerekiyordu ama yine de süt izinlerimizi yad edip felekten bir gün çaldık kızımla...

Öğleden sonra da giydirim süsleyip işterim Bilim İlaç' a götürdüm kızımı. Yoğun ilgiden sıkılırmı acaba diye düşünmüştüm ama hiçte öyle olmadı. Kızım halinden geyet memnun salındı durdu geniş açık ofislerimizde :))

Cumartesi günü de Serap ve oğlu Umut bebeği görmeye gittik Bolu' ya hep birlikte. Kalmaya değil birkaç saatliğine görüp geri dönmek için gittiğimizden biraz yorucu oldu ama yine de değdi bence.

Uzun süredir görmediğim arkadaşımı görmek bana çok iyi geldi...

Pazar günü ise biraz daha sakin geçti aslında. Yıkanacak 4 makina çamaşır olduğundan günün yarısında evde koşuşturma içinde oradan oraya savruldum ama sonradan çıkıp gezdik. Optimum Outlet' e gittik. Oradan Kadıköy' e. Yağmur yüzünden erken dönmek zorunda kalsakta epey hareketli bir gündü yine...

Önümüzdeki hafta benim için çok kritik...
Bakalım almak istediğim hayırlı haberi alabilecekmiyim???
Bekleyip göreceğim...

23 Mayıs 2010 Pazar

Adım Turtamız





Babaannemiz sağolsun...
Kızımın koşar adımlarının şerefine Çerkezköyde hemen adım turtası yapıp dağıttık...
Daha önce hiç duymadığım faklı bir adet...
Koşa koşa yürüsün düşmeden büyüsün diye dağıtılıyormuş...

Umarım yiyen herkesin bu yöndeki duaları kabul olur ve kızım bu yeni yürüme durumunu en az hasarla atlatır :))))

Öğle yemeğini bile yiyemeden adım turtalarımızı pişiren sevgili anneme, paketleme işleminde yardımlarından dolayı Bedriye yengeme ve Özlem' e, ve tabi dağıtma konusunda bize desteğinden ötürü Beste' ye çok teşekkür ederim...

Hepinizin ellerine sağlık...

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Sonunda yürüyoruz...



Sonunda...

İlk adımlarını aylar önce attı güzel kızım...

Sonraki adımlarını hep elele birlikte attık, aylarca. Yorulduk. Şimdi galiba daha çok yorulacağız!

Canım kızım, bugün itibarı ile bağımsızlığını ilan ettin. Geç oldu, güç olmadı...

Hayatında attığın tüm adımlar mutlu, tüm adımlar sağlıklı olsun.

Seni çok seviyorum küçük meleğim!

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...