Son zamanlarda Alara' nın tek derdi benim yaptığım şeyleri tek başına kendisinin de yapabilmesi...
Geçen gün aramızda geçen diyaloğu aynen aktarıyorum...
Güzel kızım Alara, bu sayfa sana ve seninle gecirdiğimiz hayatımıza ait...
Yaramazlıklarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaramazlıklarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ocak 2012 Çarşamba
27 Kasım 2011 Pazar
Oyun hamuru maceramız
Daha önce de bir hamur maceramız olmuştu...
Yine aşka gelip kızıma kendi ellerimle oyun hamuru hazırladım bugün...
Çok güzel vakit geçirdik Kızımın soyut sürreyal sanatsal eserleri oldu...
Yılanlar ve elma ağaçları yaptık, güldük, eğlendik...
Bugünün ansına halımızın tam ortasında kocaman bir de lekemiz oldu ama olsun her bir şeylere değer bir gün yaşadık
Sonraki günlerde kullanmak üzere hamurlarımızı poşetledim ve kaldırdım Bir sonraki hamur günümüzde kullanılmak üzere bizi bekleyecekler...
Bu yazıyı okuyan ve çocuklarına kendi elleri ile oyun hamuru hazırlamak isteyen anneler için tarifimi de paylaşmak istiyorum. Hanımla ben çok araştırdım en pratik tarif bu :)
Malzemeler:
Yarım bardak tuz
Yarım bardak su
1 bardak un
Gıda boyaları
Yapılışı:
Tuzu bir kaba alın. Üzerine suyu ekleyip karıştırın. Tamamen erimeyecektir. Ardından unu ekleyip yoğurun. Kıvamı ele yapışmayacak bir hamur olmalı, kıvamı yakalamak için un ilavesi yapabilirsiniz. Hamurunuz kıvama gelince istediğiniz renkte gıda boyası ekleyebilrisiniz. Yanlız boyalar çok etkili çok az miktarda eklemeniz yeterli olacaktır.
Ölçülerinizi elde etmek istediğiniz hamur miktarına göre arttırabilirsiniz.
Kırmızı, Mavi ve Sarı Boyanın tüm renkleri elde etmeniz için yeterli olduğunu unutmayın.
Kırmızı + Sarı = Turuncu
Az kırmızı = Pembe
Mavi + Sarı = Yeşil
Kırmızı + Mavi = Mor
Yine aşka gelip kızıma kendi ellerimle oyun hamuru hazırladım bugün...
Çok güzel vakit geçirdik Kızımın soyut sürreyal sanatsal eserleri oldu...
Yılanlar ve elma ağaçları yaptık, güldük, eğlendik...
Bugünün ansına halımızın tam ortasında kocaman bir de lekemiz oldu ama olsun her bir şeylere değer bir gün yaşadık
Sonraki günlerde kullanmak üzere hamurlarımızı poşetledim ve kaldırdım Bir sonraki hamur günümüzde kullanılmak üzere bizi bekleyecekler...
Bu yazıyı okuyan ve çocuklarına kendi elleri ile oyun hamuru hazırlamak isteyen anneler için tarifimi de paylaşmak istiyorum. Hanımla ben çok araştırdım en pratik tarif bu :)
Malzemeler:
Yarım bardak tuz
Yarım bardak su
1 bardak un
Gıda boyaları
Yapılışı:
Tuzu bir kaba alın. Üzerine suyu ekleyip karıştırın. Tamamen erimeyecektir. Ardından unu ekleyip yoğurun. Kıvamı ele yapışmayacak bir hamur olmalı, kıvamı yakalamak için un ilavesi yapabilirsiniz. Hamurunuz kıvama gelince istediğiniz renkte gıda boyası ekleyebilrisiniz. Yanlız boyalar çok etkili çok az miktarda eklemeniz yeterli olacaktır.
Ölçülerinizi elde etmek istediğiniz hamur miktarına göre arttırabilirsiniz.
Kırmızı, Mavi ve Sarı Boyanın tüm renkleri elde etmeniz için yeterli olduğunu unutmayın.
Kırmızı + Sarı = Turuncu
Az kırmızı = Pembe
Mavi + Sarı = Yeşil
Kırmızı + Mavi = Mor
Etiketler:
Alaramın oyunları,
annelik,
Oyun Hamuru,
Oyun Hamuru Tarifi,
Yaramazlıklarımız
6 Ekim 2011 Perşembe
Halil Bey Konağı...


Bu sıralar bloğu iyice boşladım...
Ama günler o kadar hızlı geçiyor ki anlamak mümlün değil...
Aslında elimde yayınlanmayı bekleyen taslaklar ordusu var ama bir türlü oturup tamamlayamıyorum...
Ama söz çok yakında bloğumu tekrar güncel hale getireceğim :)
Neyse neyse gelelim Halil Bey Konağına...
2 hafta önce haftasonu için Ispartaya ablamlara gittik. Yeni aldıkları evi görmeye.
Ne yalan söyleyeyim evin ilk yıkıntılık halinin fotografını gördükten sonra bu yeni görüntüsü beni çooook şaşırttı. Tıpki kadınların makyajla inanılamayacak kadar değişmesi gibi bu evde resmen bir başkalaşım geçirmiş.
Tam hayallerde canlandırılan evlere benzemiş, tek katlı bahçe içinde güzel bir villa...
Gerçi yaz tatilinde görüşmüştük ama ablamı görmek bana çok iyi geldi. Onu ne kadar özlediğimi fark ettim gördüğümde...
E tabi 4 çocuğun meydana getirdiği curcunadan bahsetmeme gerek yok sanırım, siz tahmin etmişsinizdir...
Ama bu defa bahçeli bir villada olmanın tadını hem biz hem de ufalıklar çıkarttık nasıl mı tabiki alt kat komşuların rahatsız olacağı stresi yaşamadık ve onlara da yaşatmadık. Haliyle deli gibi udurdular :)
Bizimki bir taraftan kuzenleri, bir taraftan pamuk (ablamların yavru goldeni) oraya buraya koşuşturmaktan ilk günün sonunda 30 saniyede uyuyakalarak kendi rekorunu kırdı tabi günün sonunda...
Her şeyle mükemmel bir haftasonu geçirdik ve bu anları ve fotogtaf karelerini de unutulmazlar hafızamıza kazıdık...
En kötü günlerimizin hep böyle geçmesini dilerim :)
Etiketler:
Alara tatilde,
Alaramın oyunları,
annelik,
Melda tatilde,
oyunlar,
Özel günlerimiz,
Yaramazlıklarımız
24 Temmuz 2011 Pazar
İlk defa hayvanat bahçesinde...
Bugün yine kızım için çok önemli bir gün oldu...
Çünkü ilk defa hayvanat bahçesine gittik...
Darıca Hayvanat Bahçesine...
Sabah kalk sallana ballana kahvaltı yap vs derken erkenden çıkamadık malesef. Aslında erken gidip öğlen sıcağına kalmasak iyi olacakmış ama neyse tecrübe edinmiş olduk :))
Alara hayvanat bahçesinde tam da beklediğimiz tepkileri verdi aslında...
Her kafesin önünde uzunca süre durmak ve hayvanları doyasıya incelemek istedi. Yine beklediğimiz üzere hiçbir hayvandan korkmadı. Yanlız bu isteği yüzünden kafesten kafese geçme kısmında bizi biraz zorladı. Çünkü uzunca bakmak istedi hayvanlardan onu kopartmak kolay olmadı tahmin edeceğiniz üzere...
Her kafes değişikliğinde aaa bak bu hayvan daha güzel, aaaa bak ne var burda şeklinde çığlık çığlığaydık...
Ama yine de güzel bir tecrübeydi...
Bu tecrübeden ise şu dersleri çıkarttık:
1- Kesinlikle sabah erken gidilmeli zira öğlen sıcağında hem sizin beyniniz sulanıyor, hem de hayvanlar kuytu köşelere çekilmek istediklerinden bazı hayvanlar ya uyuyor yada sizinle ilgilenmeyi tercih etmiyor
2- Yok öğlen saatlerine sarkacaksa yanınızda mutlaka şapka getirmiş olun ki beyin haşlaması olmayın :)
3- Bence Alara için çok güzel bir gündü. İsmini yeni öğrendiği, sadece televizyonlardan gördüğü hayvanlarla tanışması gerçekten müthişti fakat bence biz bu ziyareti Alara biraz daha büyüyünce 4-5 yaşında yeniden yapmalıyız ki daha bilinçli olarak gezebilsin ve bu güzel mekanı hafızasında bir yere yazabilsin...
İşte günün ilk yarısı böyle geçti...
İkinci yarısı ise tamamen spontan gelişti açıkçası...
Hayvanat bahçesinde işimiz erken bitince eve dönmektense değişik biryerlere gidelim dedik.
Bereye gitsek ne etsek derken kendimizi Ağva yolunda buluverdik.
Ben Ağvayı Bir İstanbul Masalı dizisinden biliyorum sadece. Daha önce hiç gitmemiştim. O yüzden bu güzel gezi benim için son derece keyifli oldu. Alara' nın gidiş yolunda uyuması da güzel bir yolculuk geçirmemiz açısından iyi oldu. Sahil kenarında gezdik. Birlikte yemek yedik, çay içtik sohbet ettik...
Bu güzel anları da cukkaya attıktan sonra dönüş yoluna geçtik. Her ne kadar dönüş yolu bir miktar kalabalık olsa da geçirdiğimiz güzel günün hatırına gıkımızı çıkartmadık...
23 Haziran 2011 Perşembe
İlk gerçek lunapark eğlencemiz...
Bugün işten döndüğümde kızım babasıyla beraber otobüs durağında bekliyordu...
Meğer bizimki durmamış otobüs diye tutturmuş garibim Devrim de napsın çıkarmış kızı durağa arabaları saymışlar :)))
Birlikte eve gittik kavga kıyamet...
Sen misin eve götüren yarım saatte zor susturduk, hal böyle olunca yemeği hızlıca yiyip dışarı çıkmak farz oldu...
Napcaz attık kendimizi Viaporta...
Birkaç alışveriş turundan sonra, Alara' yı tırtıla bindirdim. 1. tur ardından 2. tur derken ağlaya ağlaya indirdim küçük hanımı, tribin biri bin para...
En son kıyamadık ve lunaparka gittik hep beraber.
Bu kızımın ilk gerçek lunapark deneyimi oldu. Daha önce alışveriş merkezlerinin bir köşesinde oluşturulmuş çakma parklarda eğlendiğimiz oldu ama ilk defa gerçek bir lunaparkın tadını çıkarttık hep birlikte...
Önce hoplama parkurunda 20 dakika gönlünce hopladı, sonra dişine uygun tüm oyuncakları sırayla gezdik, baba kız çarpışan otolara bile bindiler, tüm oyuncaklarda son derece eğlendi ve kahkahalar havada uçuştu, sadece son bindiği tranbolinli zıplama aparatında uykusunun da gelmiş olmasının verdiği hassasiyet nedeni ile korktu o kadar :))))
Güzel kızım, tüm günlerinin bu günkü gibi neşe içerisinde geçmesini can-ı gönülden diliyorum...
Etiketler:
Alaramın oyunları,
Kızımın ilkleri,
Özel günlerimiz,
Yaramazlıklarımız
21 Haziran 2011 Salı
İyiyim paradoksu...
Son zamanlarda kızımla aramızda geçen diyaloğu aynen aktarıyorum...
Melda: Annecim nasılsın?
Alara: İyiyim
Melda: Annecim hadi sen de bana sor
Alara: ???
Melda: Annecim ben ne söylersem aynısını söyler misin?
Alara: Mamam
Melda: Seeeen
Alara: Seeeen
Melda: Nasılsın?
Alara: İyiyim
Melda: Annecim öyle değil sen de nasılsın de
Alara: İyiyim
Melda: Annecim nasılsın diyeceksin
Alara: İyiyim
Melda: Annecim nasılsın deyince hemen iyiyim deme sen de bana sor nasılsın diye Alara: İyiyim
Melda: Pes :))))
Günlerce aynı diyaloğu yaşadıktan sonra sadece bir kere de olsa sasısın demetebildim ya o bana yeter :))))
Yıllar sonra okuyup eğleneceksin canım kızım belki ama insan bu kadar da zorlanmaz ki :)))
Etiketler:
2 yaş sendromu,
Alaramın oyunları,
annelik,
Kızımın ilkleri,
oyunlar,
Yaramazlıklarımız
6 Mayıs 2011 Cuma
Besle kargayı oysun gözünü...
Önceki yazılardan da hatırlayacaksınız, işten yorgun argın gelsek te bizim kızım telinde oynuyoruz, el mahkum :)))
Evin içindeki çadırlar, oyun hamurları, duvar resimler...
Her zaman onu oyalayacak bir oyun bulmak ve sıkılmadan oynamasını sağlamak gerçekten çok zor. Her zaman yaratıcı ve heyecan verici birşeyler bulmak zorundasınız...
Geçen hafta da ele vurma ve el çekmece oynuyorduk...
Tam güzel güzel oynuyoruz derken saniyenin binde biri yani neredeyse ışık hızında gözüme giren parmağı sayesinde az daha gözüm çıkıyordu...
Dewrimin evde olmaması ve ilk anın acısıyla korneamda yırtılma var zannettim ve çok büyük panik yaşadım. Ama Allahtan korneada bir hasar oluşmamış, sadece kornea üstü epitelinde bir hasar oluşmuş. Gözün kendini en çabuk yenileyen bölgesiymiş ve haftasonunda tamamen iyileştim çok şükür...
Şimdi oyunları seçerken daha dikkatli olmayı ve iş sağlığı güvenliği ekipmanlarından evde de bulundurmayı düşünüyorum :))))
Boşuna dememişler besle Alara' yı oysun gözünü :)))))
26 Nisan 2011 Salı
Duvar boyama sanatı :)))
Geçen gün işten eve döndüğümde karşılaştığım manzara bu idi...
Bu kız ressam mı olacak ne :))
Allahtan boyalar ıslak mendille silindi. Yarım saat uğraştık Alara ile birlikte ama hepsini çıkarttık. Canım kızım bu ilk duvar boyama çalışmanı sildiğim için lütfen bana kızma. Daha güzel resimler çizmeye başladığında sana söz odanın duvarlarına birlikte resimler çizeceğiz :)))))
Etiketler:
Alaramın oyunları,
Kızımın ilkleri,
Yaramazlıklarımız
17 Mart 2011 Perşembe
Karlar düşer...
Mart kapıdan baktırdı kazma kürek yaktırdı...
Erkenden uyanılan bir Mart sabahında evimizin penceresinden manzaramız...
Hava çok soğuk olduğundan ve malesef işe gitmemiz gerektiğinden bu güzel manzaraya sadece bakmakla yetiniyoruz...
Gerçi bu yıl da henüz küçük ve biraz da mariz olmasının verdiği korku ile onu karla tanıştırmamaya karar verdik. Henüz karda hiç oynamadık...Büyük bir hevesle seneye yağacak ilk karı bekleyeceğiz...
Bu süreçe sadece camdan bakacağız :)))
Üzgünüm prenses...
Etiketler:
Alaramın oyunları,
Kar Yağıyor,
Yaramazlıklarımız
28 Şubat 2011 Pazartesi
Bir devrin sonu...
29 Ocak 2011 Cumartesi
Büyüme sancıları...
Son zamanlarda çok hırçınız...
İnternet annesiyiz ya açıp google' ı araştırıyoruz acep neyin nesiymiş diye...
Yanıt "2 yaş sendromu"
Namıdeğer büyüme sancıları...
Kendini ıspatlama, anne ve babanın yaptığı her şeyi yapma arzusu...
Başarısızlık toleransının çok düşük olduğu dönemdeyiz...
Oyuncakları ile güzel güzel oynarken bile bir anda ağlamaya ve oyuncaklarını oraya buraya fırlatma moduna geçiş...
Neyse ki bu da atlattığımız diğer dönemler gibi bir dönem ve geçecek...
En azından ben öyle olmasını umuyorum :))))
Etiketler:
2 yaş sendromu,
Alaramın oyunları,
Yaramazlıklarımız
8 Kasım 2010 Pazartesi
Do - Re - Mi - Fa Şişti Kafa....

Valla bu kıza kurşun döktürmek mi lazım ne yapmalı bilemedim...
Habire başımıza birşeyler geliyor :(((
Hastaneden çıktık artık daha iyiyiz derken bu defa da düşüp kafasını şişirdi.
Tarih: 6 Kasım Cumartesi ...
Karşıda işimiz olduğundan Alarayı Şerife teyesine bırakmıştık. Hızla koşarken kafasını duvara çarpmış. Yazık kadıncağızda bizimkinin kafası aniden ve çok şişince ödü kopmuş
Allahtan ciddi bir durum yok ama aldığı darbe nedeni ile yumurta gibi şişti kafası.
Birkaç gün sonra da göz altları morarmaya başladı...
Düşünün artık ne kadar ağır bir darbe aldığını
Allahım sen kuzumu her türlü kazadan ve beladan koru yarabbim...
1 Kasım 2010 Pazartesi
Yemek yemece...

Kendi kendimize yemek yemeye de bayılıyoruz...
Sulu yemek, kuru yemek farketmez...
Hele ki eline verme çatalı kaşığı valla ölse acından gene de yemiyor...
İlla ki kendi kendisine yiyecekmiş...
Ne yapalım o da bir aktivite deyip veriyorum çatalı kaşığı eline...
Ama baksanıza bu şirineye kıyılır mı hiç :))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bizim aile...

Make your Stick Figure Family at FreeFlashToys.com![]()






