Doktor randevularımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doktor randevularımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2010 Pazartesi

Doktor teyze ile doktor amcamız...






Madem ki bu blog kızıma ait o zaman kızımın doktor teyzesi ve doktor amcası da yer alsın dedim...


Sema hanım gebelik boyunca kızımın gelişimi ve benim sağlığım ile ilgilendi...

Kızıma dokunan ilk el onun eli idi :)))


Erkan Bey ise doğumundan itibaren kızımın sağlığı ile ilgilenendi ve düzenli olarak kontrollerimizde kendisine gidiyoruz...









20. Ay Doktor Kontrolümüz...




1 ay yine çabucak geçti ve bu defa iyi olduğumuzdan emin olarak gittik doktor amcayı ziyarete...




Herşeyin yolunda olduğunu öğrenince de bizden keyiflisi yoktur sanırım...




Koruma amaçlı bir şurubumuza bir ay daha devam edecek olsak ta onun çok iyi olduğu havadisi bize yetti de arttı bile...




En azından geceleri zorla verdiğimiz Pulmicorttan kurtulmuş olmak bile çok büyük bir sevinç kaynağı bizim için...




Gelişim değerleri de müthiş:


Boy: 84 cm


Kilo: 12,240 kg




Normalde 21. ayda bir kontrolümüz vardı ya, yakın tarihte muayene olması nedeni ile o kontrole gerek kalmamış. Yani bir dahaki en yakın kontrol 17 Martta...


Yani tamı tamına 2 yaşında...


Hem o zaman bahar da gelmiş olacak...


Bu kışı sağ salim ve hastalıksız geçirmeyi umuyor ve diliyorum...


Hastalıklar hepimizden uzak olsun, illa biri hasta olacaksa o ben olayım ne olur kızıma birşey olmasın ....






27 Eylül 2010 Pazartesi

18. Ay doktor randevumuz...


Zaman yine sular seller gibi akıp geçti...

Tarih: 16 Eylül 2010


15. ay randevumuzda aklımdan geçirdiklerim aynen şöyle idi.

Önümüzde kocaman bir yaz tatili var ve yaz bittiğinde kızım 1,5 yaşında olacak demiştim.

Sanki sözümün üzerinden sadece birkaç hafta geçti gibi...


Kontrolümüz gayet olumlu geçti. Bir miktar ağladık aşı sırasında ama şekeri görünce sustuk tabi :)))))


Ölçülerimiz:

Boy: 82 cm

Kilo: 11,740 kg

Baş çevresi: 46 cm


Doktorumuz 21 ayda tekrar kontrole gelmemizi istedi.

Bakalım şimdi sonbahar. O zaman kara kış gelmiş olacak...


Umarım sağlıkla büyür, umarım sapasağlam geçiririz bu kışı...

20 Haziran 2010 Pazar

Kızımın 15. ay doktor randevusu...

İlk aylardaki gibi her ay doktor kontrolüne gitmiyoruz artık.
Çok şükür herhangi bir sorun olmadıkça gitmemiz gerekmiyor.
Birde aşı dönemleri gitmek gerekiyor tabi...

15. ayımınızı doldurduğumuz Perşembe akşamı Erkan Bey' in nöbetçi olmasını da fırsat bilerek aşı ve kontrol için Medipolün yolunu tuttuk yine...

Tam biz doktorun kapısına doğru yürüyorduk ki koşar adım çıkan doktor 10 dakikalığına doğuma gitti. Bizde bu süre zarfında bir oraya bir buraya koşup durduk afacanın peşinden...

Hatırlayamıyorum ama sanırım 9. ay kontrolümüzde görmüştü Erkan Bey Alara' yı. Önce biraz sevdi doktor amcası kızımı. 'Ne büyümüş' dedi durdu :))

Sonra boy, kilo ve baş çevresi ölçümü yapıldı.

Boy: 78 cm
Kilo: 10.850 kg
Baş çevresi: 46 cm

Doğduğunda 49 cm, 3.680 kg ve 36 cm olan ölçülerin şimdiki değerleri kızımın ne kadar büyüdüğünün en somut göstergesi oldu benim için...

Bebeklikten çocukluğa geçiş...
Bundan sonra uzun yıllar çocukluktan genç kızlığa geçişini izleyeceğiz inşallah :)))

28 Aralık 2009 Pazartesi

Kızımın 9. ay doktor randevusu...
















Nerdeyse 1 aydır yazamıyorum...

O kadar çok yazacak şey varki aslında nereden başlasam bilemiyorum...

Malum zaman dar iş-ev-Alara üçgeni tüm hayatımı ele geçirmiş durumda, bu nedenle geçen 1 ayı kısaca özetlemek istiyorum...



Öncelikle diyet günleri son hızıyla devam ediyor. Gerçi son hız dediğime bakmayın biraz hız kesti kilo kaybım ama yine de idare ediyorum. Bu ilk ayımdı (gerçi henüz ay tamamlanmadı ama ) ve ben 5 kilo verdim bile. İşe başlarken aldığım pantolonlar artık belimden düşüyor. Hatta bu akşam denediğim birkaç parça kıyafet üzerime olunca ne kadar fark ettiğini bir kez daha anladım...

Önümüzdeki ay yine azimle diyete devam edeceğim. Umarım bu defa da 5 kilo kaybedebilirim.



Dediğim gibi aslında bu ay birçok ilki yaşadık. Bunlardan beni yerle bir edeni kızımın ilk hastalığı oldu....

17 Aralık günü öğleden sonra Şerife ablayı arayınca kızımın hafif ateşli olduğunu öğrendim. Açıkçası fazla önemsemedim. Zaten Şerife abla da çok endişeli değildi. Diş çıkartma sendromu olduğunu düşündük ikimizde. İçten içe de sevindim ne yalan söyleyeyim. Aylar önce bir hevesle aldığım kurabiye malzemelerim bozulmadan şu diş kurabiyelerini biran önce yapmak istiyordum çünkü ... Ama öyle değilmiş malesef.

Ta ki 18 Aralık Cuma gecesi uyanıp kızımın ateşler içinde olduğunu görene kadar. Panikle Devrimi uyandırdım ateş 39' a yükselmişti. Bir ara 40,3 bile ölçtük. İkimizde çok korkmuştuk fakat yine de soğuk kanlı hareket etmiş ve fitil banyo derken ateşi düşürmeyi başarmıştık...

Gece boyunca ateş ile mücadele eden kızım yorgun düşüp sabaha kadar deliksiz bir uyku çekti ama ne yazıkki uyandığında yine cayır cayır yanıyordu...

Fitil, banyo ikilisi ile müdehale ettik yine...

Neyseki zaten 19 Aralık Cumartesi günü için 9. ay doktor randevumuz vardı. Aylardır ilk defa evden bir türlü çıkamayıp randevuya asla yetişemeyeceğimizi anlayınca arayıp randevumuzu öğleden sonraya aldırdık. Neredeyse o randevuya bile geç kalacaktık ya neyseki kılı kılına yetişmeyi başardık. İlk defa doktor randevusuna endişeli olarak gidiyordum. Neden, bu ateş neden kızımın yakasını bırakmıyordu...

Kan testlerimiz temiz çıkınca ateşe daha hızlı müdehale tmemize yarayacak bir ilaç ile geri döndük. Haftasonu ateşin devam etmesi durumunda tekrar hastaneye dönmek kaydı ile. Fakat ne yazıkki ateş kesintisiz devam etti. Ateş düşürücü verdiğimiz sürece düşük tutabildiğimiz ateş yine 40 sınırlarını zorladı. Uykusuz, keyifsiz, tatsız, tuzsuz kötününde ötesinde bir haftasonu oldu benim için. Her zaman gülücükler atan neşeli bıdığımın oyuncaklarını eline alacak kadar bile takati kalmamıştı. Yemiyor, içmiyor, gülmüyor ve kucağımdan başka bir yerde durmuyordu.

Pazartesi sabahı ateşi yoktu. Kabusun bittiğini düşünerek işe gittim fakat malesef kabusun bitmediğini Şerife ablanın telefonu ile öğrendim. Ateş yine yükseliyordu...

Alel acele işten dönüp kızımı hastaneye götürdüm. Domuz gribi testi yapıldı. İdrar ve kaka tahlili için ise gerekli numuneleme techizatını alıp eve geri döndük. Gün ortasında Grip sonucumuzun (-) olduğunu öğrenip rahatladık fakat numune almayı bir türlü başaramadık. Ateş fena gitmiyor derken son olarak tekrar yükselince doktorumuzun tavsiyesi ile antibiyotiğe başladık. İlk hastalık ve işte ilk antibiyotik...

İlaç sektöründe çalışan biri olarak antibiyotik başta olmak üzere ilaç kullanımına hep temkinli yaklaşmışımdır. Mümkün mertebe ilaç kullanmayan biri olarak 9 aylık miniğime geniş spektrumlu bir antibiyotik veriyor olmanın verdiği hafif tedirginlik ile başladık ilaca. Beklediğim üzere özellikle ateş nedeni ile zayıf düşen bünyesi ilacın birçok yan etkisinin de ortaya çıkmasına neden oldu. Huzursuzluk, ishal, kırmızı lekeler....

Neyse ki bunun yanında ateş kontrol altına alındı, iştah ve neşe yerine geldi....
İlk günden itibaren olumlu sonuçlar kendini gösterdi fakat tabi yine de tedavi sürecini 7 güne tamamlamak için azmettik...

Şimdi iyiyiz, çok şükür ki çoooooook iyiyiz...

Son zamanların moda lafı " Doktor ve tahlil paraları 200 TL, ateş düşürücü şuruplar ve antibiyotik 30 TL, kızımın iyileştiğini görmek paha biçilemez"

Tabi sadece üzücü olaylar olmadı, güzel ilklerimizde var...

Mesela kızım artık tutunarak kendi kendine ayağa kalkabiliyor. Geçen hafta sanki tam olarak iyileştiğini ve formunu kazandığını bize ıspatlamak istercesine kendini aştı ve neredeyse 1 günde tutunarak ayağa kalkmaya başladı. Başka marifetlerimiz de var. Giderek yaramazlaşan kızım yine geçen haftadan beri çekmece açıp içinden kendine oynayabilecek hazineler bulma çabasına girdi...

Ben büyüyorum ve giderek yaramazlaşıyorum haberiniz ola diyor yani :)
Tamam kızım tamam aldık biz mesajı...
Sen yeterki iyi ol ev senin, karıştır karıştırabildiğin kadar....

Diğer önemli gelişme ise kızım için 3. ayda Erberk ajansa başvuru yapmıştım fakat 9. ayını doldurmasını beklememiz gerektiği cevabını almıştık. Yine geçen hafta başvurumu tekrarladım ve bu defa olumlu yanıt aldık. Yani kızım Erberk ajans cast kadrosuna kabul edildi. 23 Ocak Cumartesi günü fotograf çekimimiz var. Birde sözleşme imzalayacağız. Bakalım belki de bir reklam filmi yada dizi de oynarız.

Benim çocukluğuma dair o kadar az anım var ki...
Kızımın benim gibi sadece birkaç fotograftan oluşan bulanık bebeklik-çocukluk anıları olsun istemediğimden onu bu işe sokmak istedim. Çok değil sadece 1 tane bile iş teklifi gelirse ileride gülümseyerek hatırlayacağı güzel bir anısı olması için kabul etmek istiyorum...

Bakalım ilerleyen günler bize neler gösterecek...

31 Ekim 2009 Cumartesi

Kızımın 7.ay doktor randevusu...


Yağmurlu ve kasvetli bir Cumartesi günü...

Bugün yine kontrol ve aşı günü...

Bundan tam 6.5 ay önce kızımın 1. ay kontrolünde kalça ultrasonu çektirmiştik. O gün doktor 7. ayını doldurduğunda rutin kalça çıkığı kontrolü için bir de röntgen çekileceğini söylemişti. O an bana 7. ayın sonu o kadar uzak gelmişti ki...
Halbuki günler saniyeler kadar hızlı geçmiş ve işte biz bugün röntgen için hastaneye gidecektik...

Kızım erkenden uyanıp onu almam için ısrarla bana seslenince dayanamayıp bende erkenden uyandım. Fakat erken uyanmamıza rağmen nedense bugün bir türlü hazırlanamadık. Yine son ana kadar koşuşturma moduna girdim. Aşı kartı alındı mı? Atta çantasında su var mı? Yedek body var mı? ....


Aslında domuz gribi önlemi için şirketten maske getirmiştim. Hastaneye giderken takmak istiyordum ama malesef evde unutmuşum...
Acele işe şeytan karışmasa olmaz zaten...


Randevumuza 15 dakika kala hastaneye ulaşınca kahvaltı için bir pastaneye uğrayıp harika atıştırmalıklar alıp afiyetle mideye indirdikten sonra tam zamanında Erkan Beyin odasına girdik. Her zaman güle oynaya muayene olmamıza rağmen bu ay kızım ilginç bir biçimde daha muayene masasında soyunurken ağlamaya başladı. Hele ki doktor bey muayene etmeye başlayınca hepimizi şaşırtacak derecede çok ağlamaya başladı. Doktorumuz verdiği tepkilerin çok doğal olduğunu bu aylardan itibaren çocukların doktorlardan korkmaya başlayabileceğini söyledi. Muazzam çığlıklar ve hıçkırıklar eşliğinde muayenemizi olduktan sonra sıra geldi aşımıza...

Aşı sırasında da yaygarayı basan kızım Allahtan çabuk sakinleşti ve muayenenin sonunda nihayet doktor amcasına gülücükler atmaya başladı...

Çok şükür gelişimimiz gayet güzelmiş.

Boy: 69.5 Kilo: yaklaşık 9000 gr

Çıkışta özel sağlık sigortamızın kalça çıkığını doğumsal bulması nedeni ile röntgenin parasını ödememesi nedeni ile hafiften sinirlensem de kızımın sağlığının yerinde olmasına şükür ederek çıktım hastaneden...

Dönüşte deli gibi yağmur yağıyordu. Markete uğrayıp içecek birşeyler aldım. Devrim dönüşte işe gitti. Malum domuz gribi münasebeti ile işleri epey açıldı...

Birkaç saat sonra Gülçin ve kızı Gülce kızımın ziyaretine geldiler. Uzun süredir görmediğim için özlemişim Gülçini. Güzel güzel sohbet ettik. Kızım da Gülce ablası ile oyunlar oynadı...

Ne güzel bir gündü...
Allah ağzımızın tadını hiç bozmasın...

26 Eylül 2009 Cumartesi

Kızımın 6.ay doktor randevusu...




Kızım doğduğundan beri hep onunla ilgili hayallerimiz oldu...


Eeeee malum artık işimiz gücümüz onu büyütmek...




Ah bi göbeği düşse dedik...17 gün bekledik ve mutlu son...


Ah şu gaz dönemi bi geçse dedik...3 ay bekledik ve mutlu son...


Ah kızım anlamsız da olsa konuşmaya başlasa babababa dese artık dedik...5.5 ay bekledik ve mutlu son...


Şimdilerde yine bir mutlu sonu yaşıyoruz. Zamanında sabırsızlıkla beklediğim "ah kızım mama sandalyesinde oturup bizimle birlikte masada yemek yiyebilse, yürütecinde kendi kendine vakit geçirmeyi öğrense de bizde acele etmeden yemek yiyebilsek" hayallerim 6. ayımızın sonunda mutlu sonla bitiyor...






Yaklaşık 1-1.5 haftadır kızım yürüteci ve mama sandalyesi ile tanıştı. Tüm yeniliklere kolayca alışan kızım bu iki yeni oyuncağına da kolayca alıştı...


Hatta çok sevdi diyebilirim...


Yürütece oturunca resmen kendinden geçiyor diyebilirim...


Yürütecin üstündeki oyuncakları hemen öğrendi nereye basınca ses çıkacak biliyor akıllı kızım...




Bundan sonraki beklentimiz " ah kızımın ilk dişi çıksa" ...


Bakalım bu hayalimiz ne zaman mutlu sonla bitecek...




Her neyse dönelim asıl konumuza...


Her zamanki gibi zaman su gibi gelip geçti ve doktor kontrolü ve aşı günümüz geldi çattı...


Bugün sabah 09:15 te olan randevumuza tam zamanında gittik...


Doktor amcası kızımı muayene etti ve aşılarını yaptı...


Kızım ilk aşıda hiç ağlamadı ikincide ise sadece 30 saniye ağladı ve hemen sustu...


Boy: 68 cm Kilo:8490 gr


Kızım 90 persentillerde...


Yani gelişim çok şükür çok güzel...


Sinirsel gelişimi de gayet iyiyimiş.


Bu aydan itibaren demir damlasına başlayacağız. Ayrıca kahvaltı ve çorbalara da başlayacağız.


Geçen hafta mama firmalarından numuneler istemiştim bakalım numune gelecek mi?


Umarım gelir çünkü bu hafta kızım için devam sütü, bisküvi, bebek ekmeği vs. birsürü malzeme almamız gerekiyor...


Gerçi yeme sorunlu ve allerjisi olan bebekler için üretilen özel mamaların 100 TL civarındaki fiyatlarını görünce sorunsuz olduğumuz için binlerce kez şükür ettim ama şu mama işi başladı başlayalı bütçe epey zarar gördü ama dediğim gibi kızım iştahla yedikçe ben yemiş gibi oluyor ve mutlu oluyorum...


Ona tüm mamalar feda olsun yeterki yesin ve biran önce büyüsün...


23 Ağustos 2009 Pazar

Kızımın 5. ay doktor randevusu...

Kızım gözümün önünde kocaman bir kız oldu...
Onun büyümesini izlemek ne güzel...
Bir zamanlar onu ultrasonda görebilmek için can atar, doktor ziyaretlerini iple çekerdim şimdi de kızımın 1 ayda ne kadar büyüdüğünü görmek için muayene gününün gelmesini iple çekiyorum...

Ve bu Cumartesi büyük gün geldi...
Kızım 5. ayını doldurup 6. ayına girdi...

Ve yine doktor ve aşı zamanımız geldi...

Tarih: 22 Ağustos Cumartesi saat: 09:00
Yine Medipol Hastanesi, ve biz yine Erkan Beyin odasında hazır ve nazırız...

Bu sefer azcık atraksiyon yaşıyoruz. Ben telefonumun saatini kurmayı unutunca, kızım dahil maaile uyuyakalıyoruz. Saat 08:00 de kendi kendime uyanıyorum. Telaş içinde kızımı uyandırıp emziriyor ve hemen kızımı hazırlıyorum. Bir taraftan da atta çantamıza birkaç parça giysi, bez, ıslak mendil, su, oyuncak vs. atıyorum. Malum Cevat kelle modundayız ya artık...

Aşı karnemizi almak aklıma geliyor Allahtan...

Biraz geç olsa da yollara düşüyoruz...

Allahtan kocacım bizi tam zamanında saat 09:00 da hastaneye yetiştiriyor...

Erkan Bey kızımı görür görmez çok şaşırıyor. Kızım büyümüş ve bronzlaşmış. "Kocaman bir kız olmuş bu yaaa diyor" benim koltuklar kabarıyor tabi malum sadece anne sütüyle büyütüyorum bu kadar :)))

Muayenemiz sorunsuz geçiyor...

Gelişim mükemmel...
Kilo:7960 gr Boy:66 cm

Kızım uslu uslu durunca aferini alıyor doktor amcasından...

Doktor amcası özlemiş azcık seviyor kızımı, kızım sevilmeyi çok sever öyle sakin sakin durup doktora kendini sevdiriyor resmen...

Muayene sonrası aşı yapılıyor. Boşu boşuna stres yaşamışım meğer yapılmadığını sandığım polio zaten karma aşının içindeymiş. Oh içim rahatlıyor...

Kızım aşı sırasında da diğer çocuklardan az ağlayınca bir aferin daha alıyor doktor amcasından...
Bizde kızımızla övünüyoruz Dewrimle birlikte. İki deliden bir akıllı çıkartmış olmanın haklı gururundan olsa gerek...

Derken mevzu ek gıdalara geliyor. Malum tam zamanlı annelik günlerimin son haftasına girmek üzereyim. Pompam ve ben kızım için çalışmaya hazır olmamıza rağmen artık yavaş yavaş ek gıdalara başlaması yönünde Erkan Bey ile anlaşıyoruz.

Günlerdir kızım için ideal yeme ve uyuma saatleri üzerinde kafa patlatıyorken doktorumuzun verdiği örnek program derdime derman oluveriyor birden...

Zaten hala etkin olarak anne sütü almaya devam edeceğinden bu ay sadece meyve suyu ve püreleri, yoğurt ve muhallebi yiyecek. Çorba ve daha karışık yiyecekler önümüzdeki aydan itibaren...

Doktor dönüşü Dewrim işe gidiyor. Bizde kızımla evde dinlenip akşam gezmesi için dinleniyoruz. Dewrim işten gelir gelmez kendimizi dışarı atıyoruz. Önce yemek, sonra alışveriş...

Kızıma birkaç kutu mama alıyoruz...
Amaaaan ne çok çeşit var...
4. aydan itibaren yenen en basit ve karışık tahıl içermeyeninden alıyoruz...
En kısa sürede ilk mama deneyimimizi de paylaşacağım...

7 Ağustos 2009 Cuma

Kızımın 4.ay aşıları...

Her ay sabırsızlıkla beklediğim kontrollerimize bu ay ara vermek zorunda kalıyoruz çünkü tatildeyiz...
Ama aşılara ara vermek yok tabi...
Annem, babam ben ve kızım sabah 10 gibi yollara düşüp Güzelçamlı Sağlıkocağına gidiyoruz. Sıra var. Annem ve babam pazara gitmek üzere beni yanlız bırakıyorlar. Biraz bekleyip içeri giriyorum. Doktor ve hemşire hanımlara aşı kartımızı anlatmam epey zor oluyor ama başarıyorum. Polio aşısının 6. aydan başladığını savunarak aşı yapmıyorlar. Rotavürüs aşısını zaten devlet karşılamıyor.
Sadece karma aşı yapılıyor...
Şaşırtıcı bir biçimde kızım hiç ağlamıyor. Ne iğne batarken nede ilaç verilirken...
Malum sağlıkocaklarında tartılar şalışmadığı için aşıdan sonra hemen çıkıyoruz.
Hava dehşet şekilde sıcak...
Beklemekten bende kızımda çok sıkılıyoruz...
Neyi mi bekliyoruz? annem ve babamın pazardan gelip bizi almalarını...
Sonunda kızım pes ediyor ve sağlıkocağını birbirine katacak desibelde ağlıyor...
Bende pes ediyorum tabi doğal olarak...
Neyseki kucağımda sızıyor bir süre sonra...
Hala bekliyoruz...
Neyseki sonunda geliyorlar...
Sağlıkocağının karşısında eczane var ama Rotavürüs aşısını bulamıyoruz. Eve dönüp biraz dinlendikten sonra bu sefer Devutlar sağlıkocağına doğru yollara düşüyoruz. Aşımızı alıp yaptırıyoruz. Nihayet tartısı çalışan bir sağlıkocağına rastladığım için seviniyorum.
Kilo 7500 boy 65 kızım ne çok büyümüş yaaa...

24 Haziran 2009 Çarşamba

Kızımın 3.ay doktor randevusu...

Artık zamanın ne kadar çabuk geçtiğini idrak bile edemiyorum...
Kızım 3. ayını doldurup 4. ayına giriyor...
Zaten fazla olmayan gaz sorunumuz bizi temelli terk ediyor...
Ve yine doktor ve aşı zamanımız geliyor...

Tarih: 20 Haziran Cumartesi saat: 10:00
Yine Medipol Hastanesi, ve biz yine Erkan Beyin odasında hazır ve nazırız...

Muayenemiz sorunsuz geçiyor...
Gelişim mükemmel...
Kilo:7020 gr Boy:60 cm

Aşı ise artık korkulu kabusumuz olmaktan çıkıyor...
Aşı yapılırken ağlayan kızım daha giyinirken susuyor hatta oyunlar oynayıp gülücükler atmaya başlıyor bile....

Kızımın 2.ay doktor randevusu...

İnsan bazen zamanın ne kadar hızlı geçtiğine inanamıyor...
Geldi geliyor diyorduk...
Geldi aman göbeği düşse dedik...
Arkasından ah şu kırkımızın bi çıksa dedik...
Hepsini atlattık...
Kızım 2. ayını doldurdu bile...
Yine doktor kontrolü ve aşı zamanı...

Tarih: 21 Mayıs 2009 Perşembe saat: 09:00

Doktorumuzun odasında hazır ve nazırız...

Erkan Bey bızdığı adam akıllı muayene ediyor önce...
Kilo ve boy gelişimimiz muhteşem...
6080 gr 58 cm olmuşuz bile...
Hemde sadece anne sütü ile...

Muayene sonrası sıra yine aşıya geldi...
Bu ay 3 ayrı aşımız var...
Ama kızım beklenenin aksine ağlasada çabucak sakinleşiyor...
Canım kuzum iğnelere de alıştı ne yapsın...
Herşey onun iyiliği ve sağlığı için...

23 Haziran 2009 Salı

Kızımın ilk doktor randevusu...

Kızım 5 günlük olmuştu ve ilk kez dışarı çıkacak ve doktora gidecektik...
Evdekilerin ısrarlarına rağmen randevuya yanlız gitmek istemiştik.
Bununla başa çıkmayı öğrenmeliydik...
Atta çantamızı hazırladık...
İçinde yok yoktu resmen Cevat Kelle gibiydim...
Yola çıktık...
Doktorumuz kızımın doğumunda da bulunan Erkan Can Beydi.
Muayene sırasında doktorun acil olarak sezeryana gitmesi gerekti. Bu arada bende muayene sırasında ağlamaya başlayan kızımı emzirerek onu sakinleştirmeye çalışıyordum...
Neyse doktor geri geldiğinde kızım sakinleşmişti.
Muayene bitmişti fakat en can alıcı noktaya gelmiştik.
Kızımdan hem elinin üstünden hem de topuğundan kan alınacaktı...
Önce işitme testi yapıldı. Zaten o sırada uyuyordu
Sıra kan alımına geldiğinde ben içeri girmedim.
Bir kaç dakika sonra muazzam bir ağlama sesi duyuldu...
Ortalık çınlıyordu...
Kendimi zorla tutuyordum ağlamamak için...
Yanımdaki herkes beni teselli etmeye çalışıyordu...
Ama teselli olmuyordum...
Biran önce bitmesi için dua ettiğimi hatırlıyorum...
Sonunda bitti...
Nasıl sustururuz acaba diye kara kara düşündüğüm kızım hemşirenin babasının kollarına bırakması ile uykuya dalması bir olmuştu...
Şaşırmıştık...
Buda artık babayı da tanıdığı anlamına geliyordu...
Bizi seviyor ve bize güveniyordu...

22 Haziran 2009 Pazartesi

Son muayene...


Aslında planım mümkün olduğunca geç izne ayrılıp iznimi doğum sonrasına aktarmaktı ama işyerimdeki yoğun stres nedeni ile bu fikrimden vazgeçmiş ve 32. haftada izne çıkıp, kendimi kızımında dahil olacağı yeni hayatımıza hazırlamaya çalışmıştım. Şimdi her düşündüğümde iyi ki erken izne ayrılmışım diyorum...
(Kızımın sakin ve mutlu bir bebek oluşunu son 2 ayımı stressiz geçirmemin çok büyük katkısı olduğunu düşünüyor ve tüm anne adaylarının bu gerçeği dikkate almasını öneriyorum.)
İzne erken ayrılınca sıkılacağımı iddia eden çevremdeki tüm insanlara inat ilk günden son günüme kadar herşey çok güzel geçmişti.
Neler yapmadık ki kızımla...
Viaport maceralarımız...
Mol maceralarımız...
Kipa maceralarımız...
Seçim için işlemler...

Ve en eğlencelisi kızımın şekerlerini yapmam...
Herşey ama herşey çok eğlenceliydi...
Yanlız olmaktan hiç sıkılmamıştım.

Zaman geçmiş ve doğum artık giderek yakınlaşmıştı
13 Mart 2009 Cuma akşamı Aydından annem geldi. Onunla da son bir gezi yaptık...
15 Mart 2009 Pazar günü de kayınvalidem geldi.
16 Mart 2009 Pazartesi günü Sema Hanımla son muayenemiz vardı.
Artık doğum şekline karar verilecekti...

Heyecan içinde cümbür cemaat evden çıktık. Randevumuz 16:00 daydı.
Önce NST ye aldılar beni. Her zamanki gibi hafif sancım çıktı ama ben hiçbir şey hissetmiyordum.
Arkasından Sema hanım muayene etti. Normal doğumun riskli olacağını söyleyerek benden bir sezeryan tarihi seçmemi istedi.
Bende 18 Mart olmasını istemediğim için 17 Mart olmasını istedim.
Zaten Sema Hanım kızımın içeride çok rahat olduğunu ve doğmaya niyeti olmadığını söyleyip duruyordu.
Madem o doğmuyordu bizde onu oradan çıkartacaktık :)))
İnanılmaz bir duygu idi...
Yarın kızım doğacaktı...
Yarın kızım hayatımıza girecekti. Hemde birdaha hiç çıkmamak üzere...

19 Haziran 2009 Cuma

Miniğimi ilk görüşüm...

Zaman yavaş yavaş ilerliyordu...
Sıra kızımın 4D ultrasonu ile görüntülenmesine gelmişti...
Bu defe muayenemi Sema Hanımın isteği üzerine Hakan Apaydın yapacaktı...
15 Kasım 2008 saat:09:30
Annemin hamileliğinde annem sadece sağlıkocağına giderek tansiyonunu ve kilosunu ölçtürüyormuş haa birde steteskopla karnını dinliyorlarmış hepsi o kadar...
Bizler çok şanslıyız ki daha doğmadan bebeklerimizi görebiliyoruz...
Her zaman bir resme bakar gibi izlediğim kızımı bu sefer gayet net biçimde yüz hatlarına varana kadar görebiliyordum...
Kızım bizim için epey numaralar yaptı, su yuttu, parmağını emdi...
Onu izlemek öyle güzeldi ki...
Hiç bitmesin doğana kadar onu bu ekrandan göreyim istedim...
Ama malesef süre doldu ve yine vuslata 1 ay var...
Neyseki doktor bey çıkışta elime bir CD tutuşturdu. Az önce izlemeye doyamadığım kızımın görüntüleri artık elimdeydi...
İstediğim her an izleyebileceğim görüntüler...
Şirket ve evdeki bilgisayarıma yükleyip imkan buldukça izlediğim görüntüler...

Büyüdüm artık el bile sallıyorum...


Bir önceki randevudan sonra zaman geçsin diye dualar ediyordum. İnsan anne olunca henüz doğmamış, yüzünü bile görmediği yavrusunu deli gibi özlüyormuş...
Eee tabi birde cinsiyetin kesinleşeceği muayene olduğundan bir miktar daha heyecanlıydık...
Zaman zorda olsa geçmiş ve o büyük gün gelmişti...
8 Ekim 2008 saat: 17:00
Ultrasonda bebeğimi görmek hayecan vericiydi. Hele bir de kızım olacağını öğrenmek beni daha da mutlu etmişti. Minik Alaram geliyordu...

Tam muayene sona ermişti ki Sema hanım biraz daha görmek istediğimi surat ifademden anlamış olacak ki Alara annene el sallamak ister misin dedi. Biz Devrimle şaşkın şaşkın ekrana bakıyorduk ki birden ekranda bir el belirdi.
Tek kelime ile büyülenmiştim. Kızım bana el sallamıştı...
Allahım kızımın minik ellerinden tutmak için sabırsızlanıyorum ne olur zaman hemen geçsin diye dua etmiştim hastaneden eve dönüş yolunda...
Gel kızım, gel meleğim, gel Alaram...

Sema Hanımla tanışma...

Günler geçmiş ve randevu günümüz gelmişti...
8 Eylül 2008 saat: 16:15
Heyecan içinde Medipol Hastanesine ulaştığımızda muazzam bir kalabalıkla karşılaştık...
SSK anlaşması olduğundan tabiri caizse iğne atılsa yere düşmeyecekti...
Epey bekledikten sonra nihayet içeri girebildik.
Karşımızda dünya tatlısı bir bayan duruyordu...
Öyle candan öyle yakındı ki kesinlikle doğru kişi olduğunu anlamıştım...
Uzun süren araştırma safhasında doktora gitmemiştik. Bu nedenle ultrason görüntüsü beni çok şaşırtmıştı...
Her ne kadar hafta hafta gebelik sitelerinden gelişimini takip etsemde bu kadar büyümüş olarak onu görmek beni çok heyecanlandırmıştı...
Kızım benim miniğim utanmış ve cinsiyetini göstermemişti bize o gün...
Göstermeyince kız olduğunu anlamıştık tabi... :)))

Doktorumuzu bulduk...

İlk doktor kontrolümüzde saf gibi gebelik olduğunu söyleyince bundan sonraki muayenelerimizi özel sigortam karşılamayacaktı. O nedenle doktor arayışlarımızda önemli bir kriter de hastanenin SSK anlaşmasının olup olmadığı idi...
Kendi çapımda tüm hastaneleri tarıyor fakat bir türlü fotograflarına ve özgeçmişlerine dikkatlice baktığım doktorlar arasından seçim yapamıyor ve gittikçe kafam karışıyor ve biraz da moralim bozuluyordu...
Aklıma Sanemin yada Halilin sınıf arkadaşlarından İstanbulda kadındoğumcu olanların olabileceği geldi. İyiki de gelmiş. Sanemin sınıf arkadaşı Ayşim Zeynep Kamil Doğum Hastanesinde çocuk asistanıydı.
Ayşimin cebini alıp hemen onunla irtibata geçtim. Çok iyi biriydi biraz zaman istedi ve epey araştırdıktan sonra Medipol Hastanesini ve Sema Ovalıyı önerdi.
Tatil için Kuşadasına gitmeden önce doktora gitmek istemiştim ama ne mümkün...
En erken 1 ay sonraya gün veriyorlardı...
Mecburen 8 Eylül 2008 e randevu aldım...

İlk doktor randevumuz...

Kızımı nihayet görecektim...

18 Temmuz 2008 Cuma gecesi döndük Türkiyeye.
Yarın hemen bir doktora gitmeliyiz dedik Devrimle.
Sabah oldu internetten neredeyse tüm hastaneleri ve doktorları araştırdım ama oda nesi tüm kadın doğumcular dolu olamaz değil mi???
İstanbuldaki bütün kadınlar benimle aynı anda hamile olamaz değil mi???
Neyseki zar zor Acıbademde bir doktor bulduk. Çok genç bir doktordu ama nasılsa sonra kendimize bir doktor buluruz diye önemsemedik.
İlk muayenede kızımın kesesini gördük...
Doktor elimize bir ultrason çıktısı verdi. Karanlıklar içinde minik bir beyazlık...
Kızım o beyazlığın içinde gelişecek...
Gerçi tüm muayenelerden sonra elimize verilen görüntüleri itina ile sakladık ama o fotografa daha bir gözümüz gibi baktık zira bu hem kızımızın ilk fotografı idi hemde 200 TL verince epey kıymetliydi tabi...

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...