Alara tatilde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alara tatilde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2011 Perşembe

Halil Bey Konağı...







Bu sıralar bloğu iyice boşladım...
Ama günler o kadar hızlı geçiyor ki anlamak mümlün değil...
Aslında elimde yayınlanmayı bekleyen taslaklar ordusu var ama bir türlü oturup tamamlayamıyorum...
Ama söz çok yakında bloğumu tekrar güncel hale getireceğim :)

Neyse neyse gelelim Halil Bey Konağına...

2 hafta önce haftasonu için Ispartaya ablamlara gittik. Yeni aldıkları evi görmeye.
Ne yalan söyleyeyim evin ilk yıkıntılık halinin fotografını gördükten sonra bu yeni görüntüsü beni çooook şaşırttı. Tıpki kadınların makyajla inanılamayacak kadar değişmesi gibi bu evde resmen bir başkalaşım geçirmiş.

Tam hayallerde canlandırılan evlere benzemiş, tek katlı bahçe içinde güzel bir villa...

Gerçi yaz tatilinde görüşmüştük ama ablamı görmek bana çok iyi geldi. Onu ne kadar özlediğimi fark ettim gördüğümde...

E tabi 4 çocuğun meydana getirdiği curcunadan bahsetmeme gerek yok sanırım, siz tahmin etmişsinizdir...

Ama bu defa bahçeli bir villada olmanın tadını hem biz hem de ufalıklar çıkarttık nasıl mı tabiki alt kat komşuların rahatsız olacağı stresi yaşamadık ve onlara da yaşatmadık. Haliyle deli gibi udurdular :)

Bizimki bir taraftan kuzenleri, bir taraftan pamuk (ablamların yavru goldeni) oraya buraya koşuşturmaktan ilk günün sonunda 30 saniyede uyuyakalarak kendi rekorunu kırdı tabi günün sonunda...

Her şeyle mükemmel bir haftasonu geçirdik ve bu anları ve fotogtaf karelerini de unutulmazlar hafızamıza kazıdık...

En kötü günlerimizin hep böyle geçmesini dilerim :)

24 Temmuz 2011 Pazar

2011 yaz tatilimiz...kısım.1

Bu yaz tatilimizi 2 ayrı parça olarak planladık...

İlk parçada kızımla birlikte Aydın Kuşadasında ailemle birlikteydik...

İstanbul havaalanında eğlenceli bir bekleyişle başlayan yolculuğumuz İzmir Atatürk havaalanında eniştem ve babamın bizleri karşılamasıyla resmen başlamış oldu...

Ablamların yeni aldıkları evle ilgili tadilatlar devam ettiğinden eniştemin de bizim gelişimizden 1 gün sonra Ispartaya dönmesiyle anne, babam, babaannem, ablam ve 3 kızı ve Alara ile benden oluşan tatil ekibi dolu dolu 11 gün geçirdik...

Deniz, kum, güneş...
Annemin enfes yemekleri...
Kızların müthiş oyunları...
Gece yürüyüşleri...
Sahilde kısa kestirmeler...
Meşhur uzak pazar gezileri...


Kızım kuzenleri ile iyice kaynaştı. Artık büyümüş olmalarının da getirdiği avantaj sayesinde güzel güzel oynamayı da başardılar...

Birlikte bahçede oynadılar, schooter' e - bisiklete bindiler, bolca güldüler eğlendiler...

Birbirlerinden özenip yemeklerini yediler...

Babamın goruklarına dadandılar...

Salıncak kavgası olmazsa olmaz saten :)))

Bizim kız ilk günlerde nedense denize girmektense sahilden denize doğru koşup ayaklarını biraz ıslattıktan sonra çığlık çığlığa tekrar kumlara koşmayı tercih etti ama sonradan açıldı bu defa da sahilden eve dönmek için ikna etmek yarım saat aldı her gün :)))

Kısacası anlatılmaz yaşanır bir tatildi...
Birkaç kareyi sizlerle de paylaşmak isterim...

Alara ikizlerle çizgifilm izliyor (üçü bir arada)


Bahçede kutu kutu pense...


Anneannemleri ziyaret...


Goruklara dadanmaca...


Sahil mühendisliği...


Karpuz kabuğunun denize düşüşü...


İkizlerin doğumgünü...

20 Kasım 2010 Cumartesi

Kurban Bayramı

Hedefe kilitlenme anı...

Oloooooo...

Hassaaaaaa...


Bayramlara eski tadında bakamıyoruz artık...
Yaşlandık mı ne...
Eskiden bayramı heyecanla beklerdik
Yeni kıyafetlerimizi giymek için heyecanlanırdık
Oysaki şimdi bayramlara tatil gözü ile bakar olduk...
Tek derdimiz yan gelip yatmak...
Gerçi hastanede geçirdiğimiz zor ve stresli günlerin etkisi de yok değil hani...

Bu yazıyı 9 günlük kocaman bayram tatilimizin 8. gecesinde yazıyorum...
İnsan tatile çıktığı gece tatil hiç bitmeyecekmiş gibi hissediyor ama öyle değil tabi göz açıp kapayana kadar geçti gitti işte :(((

Ama güzel bir tatildi...

Pazar öğlen gibi köye gittik. Hava güzeldi aslında ama bizim cesaretimiz olmadığı için üzülerekte olsa kızımı bu güzel havalardan mahrum bırakıp onun hiç dışarı çıkmaması için elimizden geleni yaptık...

Biliyorum bu güzel havada dışarıya çıkmamasını birçok kişi hayretle karşıladı ama olsun. Onun yeniden hastalanma riskini göze alamazdım. Tamam kabul ediyorum onu sonsuza kadar kollayamam ama en azından 1 aylık takip zamanında bari yeniden hasta olmasın dimi ama :)))

Genelde sakin bir artam vardı köyde. Sadece bayramın ilk günü ev epey kalabalıktı. Teyzeler kuzenler falan derken evde bir ara 20 kişi vardı sanırım.

Kızım bu durumdan ve tatilden epey memnundu tahmin edeceğiniz gibi.

1. Curcuna ve kalabalık (bayılır, kime çekmiş bilmem ki)
2. Her istedğini yaptırabildiği dede, babaanne ve amca...

Daha ne olsun dimi ama :))))

Pazar başlayan köy sefamız Çarşamba gecesi son buldu. Malum bizimki diğer çocuklar gibi arabada rahatlayacağına daha da kudurduğundan gece onun uyku saatini bekledik...

Kalan 4 günde biraz temizlik, biraz gezme tozma derken tamamlanmak üzere...

Daha nice bayramlarda hep birlikte inşallah...

13 Eylül 2010 Pazartesi

Bayram curcunası...




Evet tahmin edeceğiniz gibi bu bayram yine hep beraberdik...
Bu defa ilk kez Bayramda Kuşadasında...

Valla bu şekilde biraraya geldiğimiz zaman ne tatilden anlıyoruz, ne yediğimizden, ne de içtiğimizden...

Ama yine de bir arada olmak inanılmaz keyifli oluyor...

Tam anlamıyla curcuna...

4 çocuk+4 deli :)))))


Alara kuzenleri ile sadece bayram vesilesi ile buluşabiliyor. Aslında onların daha sık görüşebilmelerini çok isterdim. Kuzenleri ile büyüklerin husümeti nedeni ile görüşememiş biri olarak...


Neyse hayat bu belli mi olur belki ablamları İstanbul' da yaşamaya ikna ederiz birgün...

Yada biz Antalyada yaşamaya ikna oluruz...


Bilinmez.....


Herkese iyi bayramlar...


Nice bayramlarda neşe ve sağlıkla hep beraber olmamız dileklerimle...

15 Temmuz 2010 Perşembe

2010 yılı yaz tatili...

Sonunda beklenen tatil geldi ve hatta ben yazımı yazarken son 3 günü...

Birşeyler yazmalı ama nereden başlamalı hangisini anlatmalı bilemedim.

Klasik olacak ama anlatılmaz yaşanır cinstendi...

İzleyin ve görün...

Kızımla 2. tatilimiz :)))

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Aydın günleri...




Yine bir tatil operasyonu...

19 Mayısı fırsat sayarak Aydına gidip geldik yine kızımla...

Daha havaalanında havanın sıcaklığı karşıladı kızımla beni, sonra da babam...

Aydına doğru yolculuk böylece başladı...

Kocaman 5 gün nasıl geçti hiç anlamadık. Alışverişler, gezmeler, her zamanki gibi misafirler...

Anneannem, dedem, teyzem, eniştem daha kimler kimler...
Özlediğim herkesi görme fırsatım oldu bu ziyaretimde. Bol bol dinlendim birde. Her ne kadar kızımın uyku düzeni biraz bozulsada sağolsun anneciğim sayesinde kendime zaman ayırma fırsatım da oldu.

Ama her güzel gibi bu tatilde sona erdi ve yine geleceğim günlerin yakın olmasının tesellisiyle ayrıldım çok sevdiğim memleketimden ve ailemden...

9 Ocak 2010 Cumartesi

Hoşgeldin 2010...

Birlikte ilk yılbaşı...


2008'den 2009' a geçerken de birlikteydik ama o zaman kızım farklı bir boyuttaydı...

Şimdi ise hep birlikteyiz...


Aslında plan evde oturup pijama, terlik, TV üçlemesini gerçekleştirmekti ama son anda plan değişti ve kendimizi Ispartaya doğru ablamlara giderken bulduk...


Akşam erken saatte orada olabilmek için işten 14:00' te çıktım. Kızımla babası beni işten aldılar. Kızım mışıl mışıl uyurken biz epey yol katettik...


Yolculuk 7 saat sürdü. Ev beklediğimiz gibi şenlik yeri gibiydi. İkizler ve Yarenin cıvıltısına kızımın çığlıkları da eklenince ekip tam anlamı ile tamamlanmış oldu...



Bu arada yılbaşı münasebeti ile diyete bir günlük mola vermiş ve öğle arasında departmanca gittiğimiz restorantta tıka basa doyurmuştum karnımı. 1 aydır sayıkladığım künefeyi ise akşama saklamıştım. Tutturdum tabi bana künefe alın diye :)

Neyseki Halil ve Dewrim gidip buldular şöyle dondurmalı mis gibi bir künefe ziyafeti çektim kendime...

Bundan sonra 59 rakamını tartıda görene kadar yine ağzıma tatlı birşey sürmek yok...



Yeni yılın ilk dakikalarında Aydındakilerle de msn' den görüntülü konuştuk. Dedemler ve teyzemler bizdelermiş. Hepsini gördük.



Teker teker çocuklar uyudukça etraf sessizleşti epey, gerçi kızım arabada azcık uykusunu aldığından ve değişik ortamı inceleme çabasından uyumamak için epey direndi ama en sona kalsa da eli mahkum uyudu...



Çocuklar uyuyunca biraz sohbet etme fırsatımız oldu. Ama tüm gün çoluk çocuk çığlığı duymaktan halimiz kalmayınca bu defa biz yetişkinler uykularımıza yenik düştük.

İlk ben pes ettim...

Sanırım saat 1:30 falandı uyuyakalmışım. Neyseki kızım geç yatmanın da etkisi ile sabah 9' a kadar uyudu...


Tatilin geri kalanı nasıl geçti çok net hatırlayamıyorum. 4 canavar. Oraya koştuk, buraya koştuk, şuraya koştuk...

Sadece 1 saatliğine canavarları evde bırakıp ablacığımla baş başa Isparta sefası yapabildik hepsi o kadar...

Neyse tek onlar sağ olsun, daha çooooook yılbaşılar, tatiller geçecek inşallah...

30 Kasım 2009 Pazartesi

Yıllık izin ve Kurban bayramı...




Doğum öncesi, doğum sonrası, ücretli, ücretsiz derken 7,5 ay süren doğum iznim bittiğinde yeterince evde kaldığımı düşünerek işe başlamayı, henüz kullanmadığım yıllık iznimi bayramla birleştirerek ileriki zamanlarda kullanmayı uygun bulmuştum.




İyiki de öyle düşünmüşüm...


Akıllı kadınım vesselam :)




Çalışmaya bir kere başlayınca hakikaten zaman su gibi akıp geçti. 2.5 aylık maratondan sonra kısa da olsa tam zamanlı annelik günlerime dönmek iyi geldi...




Tatilim 12 Kasım Perşembe saat 17:15 itibarı ile başladı. Gözünü seveyim şu süt izninin :)




Aydın için sabırsızlıkla hazırlıkların yapıldığı haftasonu güzel ama çabucak geçiverdi...




Ve nihayet büyük gün...


Sonunda yeniden Aydındayız kızımla birlikte...




Fakat evdeki hesap çarşıya pek uymadı maalesef...


Etrafımızda birçok gripli insan olunca bende dayanamayıp "gripliler" kervanına katılıverdim daha tatilimin başlarında....




Sonrası mı??




Tatilimin sonuna kadar hatta döndüğümde de yakamı bırakmayan burun akıntısı...


İnsan burnundan nefes almayı özler mi? Valla ben özledim...




Nefes alamayınca rahatta uyunmuyor zaten, kızım da hem yerini yadırgadı hem de uykusuz gecelerimde kendince nağmelerle bana eşilik etti...




Zorlandığım gecelerde bebefonu kendi odasına alan anneciğim kızımı yeniden uyutmakta hep bana yardım etti sağolsun...




Ha birde tabi gelenler, gidenler, gece misafirleri, gündüz misafirleri, yemekli misafirler, yatılı misafirler...




Gün geçmesin ki kapımız çalınmasın... Hatta abartmıyorum an geçmesinki...




Yooo şikayet ettiğimden değil ama yorulmadım dersem de yalan olur hani...




İlk hafta sonumuzda ablamlarda geldiler bizi görmeye...




Allaaaah işte curcuna tam olarak bizim evin o hali için sözlüğe girmiş bir kelime olsa gerek...




İkizler sevimli mi sevimli tam ısırmalık olmuşlar. Başta hastalıktan dolayı biraz kassakta sonlara doğru kendimi kızlarla boğuşurken buluverdim hep :))




Yaren annemi esir aldı, canım annem bu kadar adama yemek yapmaktan aynı zamanda da hepimizle ayrı ayrı ilgilenmeye çalışmaktan epey yoruldu. Dile getirmese de gözlerinden anlaşılıyordu yorgunluğu....


Aynı gün hem ablamları yolcu edip, hem ikizler sayesinde harap olan evi yeniden eski haline getirmek, hem yakın çocukluk arkadaşım Serap' ın kına gecesine katılmak ve en son gece yatılı misafirimizi ağırlayarak tatilin en yoğun gününe damgamızı vurduğumuzda gerçek yorgunluğun ne anlama geldiğini maaile anlamış bulunuyoruz...



Babamız arife günü akşamüstü saat 4 gibi geldiğinde kızımla kavuşma sahneleri de sanırım tatilimin en akılda kalan sahnelerinden birisi olacak.



Bayramımız nispeten daha sakin geçti. Eeee nede olsa iş bayramı :)

Sadece anneannem ve teyzemleri ziyaret ettik.




Kızımın tüm sevimliliği ile elde ettiği bayram ganimetinin üstüne konmam da tatilin benim için oldukça karlı geçmesine sebep oldu...

Allah daha nice bayramları görmeyi nasip eder inşallah

7 Ağustos 2009 Cuma

Kızımın 4.ay aşıları...

Her ay sabırsızlıkla beklediğim kontrollerimize bu ay ara vermek zorunda kalıyoruz çünkü tatildeyiz...
Ama aşılara ara vermek yok tabi...
Annem, babam ben ve kızım sabah 10 gibi yollara düşüp Güzelçamlı Sağlıkocağına gidiyoruz. Sıra var. Annem ve babam pazara gitmek üzere beni yanlız bırakıyorlar. Biraz bekleyip içeri giriyorum. Doktor ve hemşire hanımlara aşı kartımızı anlatmam epey zor oluyor ama başarıyorum. Polio aşısının 6. aydan başladığını savunarak aşı yapmıyorlar. Rotavürüs aşısını zaten devlet karşılamıyor.
Sadece karma aşı yapılıyor...
Şaşırtıcı bir biçimde kızım hiç ağlamıyor. Ne iğne batarken nede ilaç verilirken...
Malum sağlıkocaklarında tartılar şalışmadığı için aşıdan sonra hemen çıkıyoruz.
Hava dehşet şekilde sıcak...
Beklemekten bende kızımda çok sıkılıyoruz...
Neyi mi bekliyoruz? annem ve babamın pazardan gelip bizi almalarını...
Sonunda kızım pes ediyor ve sağlıkocağını birbirine katacak desibelde ağlıyor...
Bende pes ediyorum tabi doğal olarak...
Neyseki kucağımda sızıyor bir süre sonra...
Hala bekliyoruz...
Neyseki sonunda geliyorlar...
Sağlıkocağının karşısında eczane var ama Rotavürüs aşısını bulamıyoruz. Eve dönüp biraz dinlendikten sonra bu sefer Devutlar sağlıkocağına doğru yollara düşüyoruz. Aşımızı alıp yaptırıyoruz. Nihayet tartısı çalışan bir sağlıkocağına rastladığım için seviniyorum.
Kilo 7500 boy 65 kızım ne çok büyümüş yaaa...

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Alara tatilde...


Su çiçeği sorunsalı yeterince moralimizi bozmuş olacak ki eeeehhhh başlarım suyuna da çiçeğine de diyerek 3 Temmuz Cuma günü saat 14:30 civarında Kuşadasına doğru düştük yollara...



Yolculuğumuz beklediğimizin aksine gayet güzel ve sakin geçti. Tek sorun kızımın toplam 9 saat süren yolculuğumuz sırasında 20 şer dakikalık iki minik uykudan başka uyumaması oldu. Gerçi uyumamasına rağmen hiç zorluk çıkartmadı güzel kızım uslu uslu yanımızdan geçen arabaları izledi...



Yolculuk 23:00 gibi mutlu sonla bitti. Maaile karşılandık. Annem, babam, ablam, eniştem karşılama için hazırdı. Kızım uykulu gözlerle çevresine bakıp durdu. Görseniz tam ısırmalıktı :)

Suçiçeği geçiren kuzenler uykuda idi tabi saat geç olduğundan... Tatil boyunca en büyük görevim Lara ve Doğa kuzenlerinin kızıma dokunmalarına engel olmak ve onları asla aynı ortamda bulundurmamak oldu haliyle...



Ertesi gün ilk kez denize girdi kızım. Huggies Little Swimmers ile birlikte mayosunu da giyince pek bir tatlı oldu şekerim benim.



Tüm tatil boyunca evde, plajda hatta gittiğimiz her yerde kızım ortamın gözdesi olmayı başardı her zamanki gibi...


Babamız sadece 1 hafta kalabildi. O gittikten birkaç gün sonra Doğada suçiçeği çıkartmaya başlayınca ablamlarda döndüler. Kızımla başbaşa 3 hafta daha tatil yaptık.

Herşey çok güzeldi.
Plajda günaş banyoları, sahilde yürüyüşler...

Sonunda dönüş günü geldi...
Tam 4. haftayı doldurduğumuz gün 31.07.2009 saat 18:15 uçağı ile İstanbula yani kürkçü dükkanımıza geri döndük...


Fotograflarımıza bakıp bakıp bir sonraki tatilin hayalini kurmaya başladım...


İlk tatil süperdi...


Ama ikinci tatilimizde kızım inşallah yürüyor ve konuşuyor olacağından umarım daha güzel bir tatil olacak...


Sabırsızlıkla bekliyorum...

28 Haziran 2009 Pazar

Hüsran...

Tam tamına 1 ay 6 gün önceden almıştım uçak biletini...
25 Mayıstan beri hasretle 1 Temmuzda Kuşadasında kızımın anneannesinde olacağımın anı beklemiştim...
Olmadı...
Olamayacak...
Bir şeyi çok fazla istemeyecekmişsin...
Bir kez daha anladım...
Tatile en çok ihtiyacım olduğu ve kendimi bu kadar motive ettiğim tatilime bir türlü çıkamıyorum çünkü kızımın ikiz kuzenleri Lara ve Doğa su çiçeği geçiriyorlar :(
Kızıma bulaşma riskini göze alamadığım için tatilimizi ertelemeye karar verdik...
Onun hasta olmaması için tatile bile çıkmamaya razıyım gerçi...
Bakalım ilk tatilimiz ne zaman başlayacak...
Bizi ilk tatilimizde neler bekliyor...
Yaşayacağız ve göreceğiz...

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...