tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2011 Pazar

2011 yaz tatili...kısım.2

Tatilimizin 2. kısmında ise Alara' nın doğumundan sonra ilk kez Alara' sız başbaşa bir tatil yaptık...

Planımız olsun istemedik...

Tatilin ilk yarısından benve Alara hasta olarak dönünce gidip gitmeme konusunda da biraz kararsız kaldık başta ama sonra bu fırsatı kaçırmayı göze alamayarak kendimizi yollara vurduk...

Rotamız ege kıyılarını izleyerek bizi önce Sarımsaklı' ya, oradan Ören' e, oradan Ayvalık ve Cunda' ya, oradan da son olarak Bozcaada' ya götürdü...

Öyle çok yer sayınca 2-3 haftalık bir tatil sandınız muhtemelen ama sadece 3 gün içinde gezdik tüm bu kadar yeri...

Sarımsaklı ve Çrende konakladık...

Hızlı, plansız ama bir o kadar keyifli bir tatildi. Uzunca bir zaman sonra ihtiyacımız olan bir tatildi...

Haa önemli bir de dip not var tabiki...
Biz tatildeyken kızımda babaannesi, dedesi ve amcasıyla köyün ve bahöenin tadını çıkartıyoru...

İşte Örenden güzel bir kare...

2011 yaz tatilimiz...kısım.1

Bu yaz tatilimizi 2 ayrı parça olarak planladık...

İlk parçada kızımla birlikte Aydın Kuşadasında ailemle birlikteydik...

İstanbul havaalanında eğlenceli bir bekleyişle başlayan yolculuğumuz İzmir Atatürk havaalanında eniştem ve babamın bizleri karşılamasıyla resmen başlamış oldu...

Ablamların yeni aldıkları evle ilgili tadilatlar devam ettiğinden eniştemin de bizim gelişimizden 1 gün sonra Ispartaya dönmesiyle anne, babam, babaannem, ablam ve 3 kızı ve Alara ile benden oluşan tatil ekibi dolu dolu 11 gün geçirdik...

Deniz, kum, güneş...
Annemin enfes yemekleri...
Kızların müthiş oyunları...
Gece yürüyüşleri...
Sahilde kısa kestirmeler...
Meşhur uzak pazar gezileri...


Kızım kuzenleri ile iyice kaynaştı. Artık büyümüş olmalarının da getirdiği avantaj sayesinde güzel güzel oynamayı da başardılar...

Birlikte bahçede oynadılar, schooter' e - bisiklete bindiler, bolca güldüler eğlendiler...

Birbirlerinden özenip yemeklerini yediler...

Babamın goruklarına dadandılar...

Salıncak kavgası olmazsa olmaz saten :)))

Bizim kız ilk günlerde nedense denize girmektense sahilden denize doğru koşup ayaklarını biraz ıslattıktan sonra çığlık çığlığa tekrar kumlara koşmayı tercih etti ama sonradan açıldı bu defa da sahilden eve dönmek için ikna etmek yarım saat aldı her gün :)))

Kısacası anlatılmaz yaşanır bir tatildi...
Birkaç kareyi sizlerle de paylaşmak isterim...

Alara ikizlerle çizgifilm izliyor (üçü bir arada)


Bahçede kutu kutu pense...


Anneannemleri ziyaret...


Goruklara dadanmaca...


Sahil mühendisliği...


Karpuz kabuğunun denize düşüşü...


İkizlerin doğumgünü...

14 Eylül 2010 Salı

Bir yastıkta 4 yıl...





Her nekadar ailemizde yıldönümü kutlama alışkanlığı olmasada sadece evliliğimizin bile 3 yıl dönümü var :)))

6 Eylül 2006 nikah
24 Ekim 2006 Aydın' daki düğün
28 Ekim 2006 Çerkezköydeki düğün...

Bu hamilelik, Alara' nın ilk ayları derken bu yıl kendimize başbaşa zaman ayırabildik. Kuşadası sefası yaptık birlikte. Gerçi gürültülü ortamların bize göre olmadığına kanaat getirerek çıktık yüksek ötesi sesle camları inleyen disko' dan ama olsun yine de güzeldi...

4. yılımızı devirdik ne mutlu bize
40. yılı görmek nasip olur inşallah (Şunun şurasında ne kaldı ki 36 senecik)

4 Mayıs 2010 Salı

Safranbolu-Amasra Gezim...


Yine bir ilk...

Kızım doğduğundan beri ilk kez kendim için birşeyler yaptım...
Kızımı babasına bırakarak 1 gece 2 günlük şirket gezisine katıldım...

Safranbolu-Amasra Turu' na...

Sabah ustruplu bir saatte Safranbolu' da olabilmek için gece yarısı 2:00' de Pendik köprüsünden bindik otobüse...

Kızımı o saatte evde yanlız bırakamayacağımızdan o da gecenin yarısında oyanıp arabaya bindi bizimle. Dewrim beni bıraktıktan sonra köye doğru yola devam etti...

Sağa sola dönmekle geçen uykusuz bir dolculuktan sonra nihayet güzel bir kahvaltı ile başladı günümüz. Arkasından da dolu dolu gezmeye başladık. Önce Yörük köyüne gittik. 300 yıllık konakları, çamaşırhaneleri gezdik. Sonra Safranbolu...

Demirciler çarşısı, cincihan çarşısı ve daha birçok yer...

Öğlen yemeği vakti geldiğinde hepimizin dili dışarıdaydı yorgunluktan. Ben piruhi yedim. Bir çeşit mantı. Yoğurt mantının içinde. Üzerinde mis gibi tereyağı...

Sonra biraz daha gezdik ve nihayet saat 17:00 civarında konaklarımıza yerleştik. Konak yine eski bir ev. Ne yalan söyleyeyim biraz tırstım. Perili köşk gibi gözüküyordu...

Hülya ile birlikte kalacaktık. Yerleşir yerleşmez güzelce uyuduk. Kalktığımda ellerim uyuşmuş ve şişmişti. Başta yorgunluğa verip pek aldırış etmedim fakat akşam yemeği sonrası hem ellerim iyice şişti hem de yüzüm kızarmaya başladı. Gece 22:00 gibi aynada gördüğüm manzara karşısında resmen dehşete düşmüştüm.

Safran olduğunu tahmin ettiğim birşeye alerji göstermişti vücudum. Hemen Safranbolu devlet hastanesine gittik. Serum taktılar. Gece 00:30' a kadar acildeydik. Neyseki çıkışta yüzümdeki şişlikler tamamen inmişti. Ellerim bir miktar şişti fakat yine de epey rahatlamışlardı...

Aldığım antihistaminikler sayesinde mışıl mışıl uyudum...

Sabah kahvaltı sırasında bir miktar daha yeni şişlikler oluşsada Safranbolu' dan ayrılır ayrılmaz geçtiler çok şükür...

Sıra Amasraya gelmişti. Orada da çeşitli mekanları gezdik. Çeşm-i Cihan' da sınırsız balık ve salata ile ziyafet çektik. Alışveriş yaptık...

Dönüş yolculuğumuz şarkı ve türküler eşliğinde geçti. Aslında plan Pazar gecesi kızıma kavuşmaktı. Kızım burnumda tütüyordu fakat geç kaldık ve geldiğimde kızım uyumuştu...

İlk defa kızımı 2 gece koklayamadım...

Kızımı çok özlemiştim ama uyanmasından korktuğum için ona sadece saçlarından ve kıyafetlerinin üzerinden sevebildim...

Minik meleğim...

Nasılda ağlamış bensiz uykulara dalarken...

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...