28 Şubat 2011 Pazartesi

Bir devrin sonu...





Daha minicik bir bebekkenden itibaren kızımın uykuya dalışında en büyük yardımcımız olan meşhur yeşil beşiğimiz kırıldı :(((



Sanırım artık bu olayı bir işaret olarak almanın ve sallanmadan uyumanın zamanı geldi...



Bakalım bundan sonra başımıza neler gelecek?

Bizi neler bekliyor?

Yaşayalım ve görelim...

29 Ocak 2011 Cumartesi

Çoraplarım

Kızlar büyüdükçe annelerinin eşyalarına özenir derlerdi...

Biz biraz erken başladık sanırım bu özenme olayına...

Öyle süslü püslü albenili olmamasına rağmen her akşam çoraplarımı çıkartıp kendi giyer oldu...

Bende madem her akşam çorapsız kalıyorum, bu akşam ona süpriz yapayım ve en cici çoraplarımı giyeyim ki aldığına değsin dedim :)))

Her zamankinden daha da hevesli aldı bu çorapları :)))

Hevesle aldı ve çığlık çığlığa giydi...

Tamam itiraf ediyorum ona benden daha çok yakıştı...

Büyüme sancıları...




Son zamanlarda çok hırçınız...


İnternet annesiyiz ya açıp google' ı araştırıyoruz acep neyin nesiymiş diye...


Yanıt "2 yaş sendromu"

Namıdeğer büyüme sancıları...


Kendini ıspatlama, anne ve babanın yaptığı her şeyi yapma arzusu...


Başarısızlık toleransının çok düşük olduğu dönemdeyiz...


Oyuncakları ile güzel güzel oynarken bile bir anda ağlamaya ve oyuncaklarını oraya buraya fırlatma moduna geçiş...


Neyse ki bu da atlattığımız diğer dönemler gibi bir dönem ve geçecek...

En azından ben öyle olmasını umuyorum :))))

20 Ocak 2011 Perşembe

Kakaaaa

Bizim prensesin süper bir bombası oldu bugün...

Belki yıllar sonra bu yazıyı okuduğundan anne neden yazdın bunu diyebilirsin ama bu anı hiç unutulmasın istedim :)))



Dewrimle salondayız. İçeriden birden bir ağlama sesi gelmeye başladı. Genelde bu tür durumlarda önce bir ses gelir (devrilme, düşme veya çarpma sesi) sonradan ağlama sesi gelirdi halbuki bu defa önce sessizlik ardından ağlama sesi olunca meraklandık. Dewrim koşup baktı ki ne görsün...



Bizimki koltuğun kenarına tünemiş, bir güzel kakasını yağmış, ardından yaptığının bizim kızacağımız birşey olduğunu düşünüp ağlamaya başlamış...


Gülermisin, ağlarmısın :))))

14 Ocak 2011 Cuma

Yeni yıl :)

Uzun süredir yazmaya fırsat bulamadım malesef...

Anlatacak çok şey birikti yine...

Kısaca özetleyeceğim bu geçen süreyi



Öncelikle merak etmeyin hepimiz gayet iyiyiz. Hasta olan yok çok şükür :)))

Zaten rutin kontrolümüz 2. yaşta olduğundan hastane maceramız yok.



Bu süre zarfında bir kez babaanne ve dede ziyareti yaptık. Trakyanın meşhur soğuğu nedeni ile tırsmadık desem yalan olur giderken ama badiresiz atlattık çok şükür...



Yine bu aralıkta Bilimden tanıdığım bir arkadaşımın beyin kanaması geçirdiğini, başka bir arkadaşımın kızının kafasından kitle alındığı haberini aldım çok üzülerek...



Sadece üzücü haberler yoktu neyseki bir arkadaşımdan da doğum haberi alarak keyiflendim...



Aaaaa az kalsın unutacaktım bir de üniversiteli oldum yeniden. Valla bak inanmazsınız. AÖF 2.üniversite olanağı sayesinde sınava girmeden kaydımı yaptırdım 2 yıllık Sağlık Kurumları İşletmeciliği okumaya başladım...



Dewrimin bu yıl biraz daha zorlaştı. Pazartesi ve Salı günleri dershaneye gidiyor...

Bende epey yoğunum ev, iş, çocuk üçgeni beni birhayli yoruyor son zamanlarda, ama iyiyiz ve sağlıklıyız ve herşeyin üstesinden geliriz...

29 Kasım 2010 Pazartesi

Doktor teyze ile doktor amcamız...






Madem ki bu blog kızıma ait o zaman kızımın doktor teyzesi ve doktor amcası da yer alsın dedim...


Sema hanım gebelik boyunca kızımın gelişimi ve benim sağlığım ile ilgilendi...

Kızıma dokunan ilk el onun eli idi :)))


Erkan Bey ise doğumundan itibaren kızımın sağlığı ile ilgilenendi ve düzenli olarak kontrollerimizde kendisine gidiyoruz...









20. Ay Doktor Kontrolümüz...




1 ay yine çabucak geçti ve bu defa iyi olduğumuzdan emin olarak gittik doktor amcayı ziyarete...




Herşeyin yolunda olduğunu öğrenince de bizden keyiflisi yoktur sanırım...




Koruma amaçlı bir şurubumuza bir ay daha devam edecek olsak ta onun çok iyi olduğu havadisi bize yetti de arttı bile...




En azından geceleri zorla verdiğimiz Pulmicorttan kurtulmuş olmak bile çok büyük bir sevinç kaynağı bizim için...




Gelişim değerleri de müthiş:


Boy: 84 cm


Kilo: 12,240 kg




Normalde 21. ayda bir kontrolümüz vardı ya, yakın tarihte muayene olması nedeni ile o kontrole gerek kalmamış. Yani bir dahaki en yakın kontrol 17 Martta...


Yani tamı tamına 2 yaşında...


Hem o zaman bahar da gelmiş olacak...


Bu kışı sağ salim ve hastalıksız geçirmeyi umuyor ve diliyorum...


Hastalıklar hepimizden uzak olsun, illa biri hasta olacaksa o ben olayım ne olur kızıma birşey olmasın ....






15. Dişimiz yolda...


İlk dişimiz 14 Şubat 2010 yani neredeyse 11 ay önce çıkmıştı...


Haftasonu ise 15. dişimizin çıktığını fark ettik...


Büyüdükçe diş çıkartmalar sorunsuz olmaya başladı...


Maşallah diyeyimde yine nazar değimesin...


Hatta sizde deyin...

Bu arada az önce farkettim ki yazdığım bu yazı 100. yazımmış. Kaçıncı yazımda kızıma sitesini anlatırım ve yazılarımı gülümseyerek okuma başlar bilemiyorum ama ben gücüm ve zamanım yettikçe yazacağım tüm özel günlerimizi...


20 Kasım 2010 Cumartesi

Kurban Bayramı

Hedefe kilitlenme anı...

Oloooooo...

Hassaaaaaa...


Bayramlara eski tadında bakamıyoruz artık...
Yaşlandık mı ne...
Eskiden bayramı heyecanla beklerdik
Yeni kıyafetlerimizi giymek için heyecanlanırdık
Oysaki şimdi bayramlara tatil gözü ile bakar olduk...
Tek derdimiz yan gelip yatmak...
Gerçi hastanede geçirdiğimiz zor ve stresli günlerin etkisi de yok değil hani...

Bu yazıyı 9 günlük kocaman bayram tatilimizin 8. gecesinde yazıyorum...
İnsan tatile çıktığı gece tatil hiç bitmeyecekmiş gibi hissediyor ama öyle değil tabi göz açıp kapayana kadar geçti gitti işte :(((

Ama güzel bir tatildi...

Pazar öğlen gibi köye gittik. Hava güzeldi aslında ama bizim cesaretimiz olmadığı için üzülerekte olsa kızımı bu güzel havalardan mahrum bırakıp onun hiç dışarı çıkmaması için elimizden geleni yaptık...

Biliyorum bu güzel havada dışarıya çıkmamasını birçok kişi hayretle karşıladı ama olsun. Onun yeniden hastalanma riskini göze alamazdım. Tamam kabul ediyorum onu sonsuza kadar kollayamam ama en azından 1 aylık takip zamanında bari yeniden hasta olmasın dimi ama :)))

Genelde sakin bir artam vardı köyde. Sadece bayramın ilk günü ev epey kalabalıktı. Teyzeler kuzenler falan derken evde bir ara 20 kişi vardı sanırım.

Kızım bu durumdan ve tatilden epey memnundu tahmin edeceğiniz gibi.

1. Curcuna ve kalabalık (bayılır, kime çekmiş bilmem ki)
2. Her istedğini yaptırabildiği dede, babaanne ve amca...

Daha ne olsun dimi ama :))))

Pazar başlayan köy sefamız Çarşamba gecesi son buldu. Malum bizimki diğer çocuklar gibi arabada rahatlayacağına daha da kudurduğundan gece onun uyku saatini bekledik...

Kalan 4 günde biraz temizlik, biraz gezme tozma derken tamamlanmak üzere...

Daha nice bayramlarda hep birlikte inşallah...

8 Kasım 2010 Pazartesi

Bizde okullu olacak mıyız??




Park yatağın başucunda asılı olan çantayı taktık bizim bıdığın sırtına...
Öyle yakıştı ki sormayın...
Bir de havasını görseniz...
Okula gidercesine alışık ve bilmiş tutuşlar...

Bundan birkaç yıl sonra kreşe yada okula gitmek istemiyorum diye ağlarsa ileride başına kakılacak kareler yakaladım :))))

O kadar hevesliydin ben daha işe gitmeden benden önce uyanırdın bazı sabahlar, sırtına okul çantası takınca da pek bir sevinirdin ne oldi rengin soldi, hevesine ne oldi derim artık :))))

Şaka bir yana onun okula gideceği yılları düşündüm bir taraftan bu güzel anları yaşarken...

Şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk diyeceğimiz yıllar uzak görünselerde o kadar da uzakta değiller biliyorum...

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts with Thumbnails

Bizim aile...